Avrupalıların Dörtte Biri Çevrimiçi Dolandırıcılık Kurbanı

European Union Agency for Fundamental Rights (FRA) /Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı (FRA) Sitesinde https://fra.europa.eu/en 29 Mayıs 2026 tarihinde bir anket sonucu yayımladı. Buna göre Avrupalıların dörtte biri çevrimiçi dolandırıcılık kurbanı.

 

 

 

AB Temel Haklar Ajansı (FRA), AB ve ulusal karar vericilere bağımsız, kanıta dayalı tavsiyeler sunarak, temel haklar konusundaki tartışmaların, politikaların ve mevzuatın daha bilinçli ve hedef odaklı olmasına yardımcı olan bir kurum

Çevrimiçi dolandırıcılık, AB genelinde giderek artan sayıda insanı etkileyen büyük bir suç tehdidi olarak kabul ediliyor. Rapor, FRA tarafından geliştirilen anket sorularına 26.453 katılımcının verdiği yanıtlar sonucu şekillenmiş.

Çevrimiçi dolandırıcılığın yaygınlığı, kimlerin en çok risk altında olduğu ve insanların en çok hangi planlara maruz kalabileceği incelenmiş. Ayrıca polise bildirim oranı ve diğer hizmetlerle temas ve mağdurlar üzerindeki etkisi de incelenmiş.

Her 4 Avrupalıdan 1'ini etkileyen çevrimiçi dolandırıcılıkta ,  özellikle Sahte mal veya hizmetler ve taklit dolandırıcılıkları yaygın

Kasım 2025'te yapılan FRA  araştırmasının tespit ettikleri;

İnsanların %24'ü anlık mesajlar veya e-postalarla para transferi, sahte mal veya hizmetler için ödeme yapmaya veya kişisel veri vermeye kandırıldı.

25-39 yaş arası insanların %30'u dolandırıcılık mağdurudur, bu diğer yaş gruplarına göre daha fazladır.

Çevrimiçi dolandırıcılık mağduru olduklarını söyleyenler arasında:

%35'i sahte ürün veya hizmet satın almaya kandırıldı; bu en yaygın çevrimiçi dolandırıcılık türü.

%25'i, aile üyesi, iş veya iş teması (%24) veya banka temsilcisi (%22) gibi davranan dolandırıcılar tarafından kandırıldı.

%20'si yatırım dolandırıcılığına maruz kaldı.

%37'si birden fazla dolandırıcılık türü tarafından kandırılmıştır.

Sadece %15'i dolandırıcılık deneyimlerini polise bildirdi.

Çevrimiçi dolandırıcılık tehdidi, AB'nin İç Güvenlik Stratejisi (ProtectEU), Çevrimiçi Dolandırıcılık Eylem Planı ve Mağdur Hakları Direktifi üzerinde devam eden revizyonlarla ele alınmakta.

FRA'nın anket sonuçları, çevrimiçi dolandırıcılık mağdurlarının adalet haklarını uygulamaya çalışırken uygulamada karşılaştıkları zorlukların nasıl ele alınacağına dair devam eden tartışmalara katkıda bulunmuş. Yaklaşan AB mağdur hakları Stratejisi, dijital dolandırıcılık mağdurlarını daha iyi korumayı ve desteklemeyi amaçlamakta.

Anket sonucu görüldü ki; Avrupa Birliği'nde (AB) önemli sayıda insan çevrimiçi dolandırıcılıktan etkileniyor, uygulanan yöntemler içinde   sahte alışveriş siteleri veya sahte yatırım planları yoluyla kayıplardan kişisel verilerinin tehlikeye atılmasına kadar çeşitli alanlar var.

Ancak, mağdurların yarısından azı bu tür olayları polise veya diğer servislere bildiriyor.

Çevrimiçi dolandırıcılık mağdurları çeşitli şekillerde etkiliyor. Bazıları deneyimlerini paylaşarak başkalarını uyarmaya çalışırken, diğerleri duygusal sıkıntı veya sağlık sorunları yaşıyor.

En yaygın dolandırıcılık türü, sahte çevrimiçi alışveriş.  Dolandırıcılar ücretli ama hiç ulaşmayan mal veya hizmetler sunar (mağdurların %35'i bunu yaşamış).

İkinci en yaygın dolandırıcılık türü ise kimlik takliti dolandırıcılıklarıdır (mağdurlar %25-22'si arasında).

Taklit dolandırıcılıklarında, dolandırıcılar aile üyesi (mağdurların %25'i tarafından deneyimlenmiş), iş veya iş teması (mağdurların %24'ü) veya bir banka temsilcisi (mağdurların %22'si) gibi davranmış.

Üçüncü en yaygın dolandırıcılık türü yatırım dolandırıcılıkları (mağdurların %20'si tarafından yaşanmış).

Mağdurların sadece %15'i dolandırıcılığı polise bildirmiş.

Genel olarak, mağdurların %44'ü dolandırıcılığı polis, bankalar, çevrimiçi platformlar ve telekom şirketleri dahil olmak üzere farklı kuruluşlara bildirmiş.

Mağdurların %35'i deneyimlerini paylaşarak başkalarını uyarmak istemiş.

Mağdurların üçte biri (%34) dolandırıcılık sonrası çevrimiçi davranışlarını değiştirirken, mağdurların %28'i güven kaybı yaşadıklarını belirtmiş.

Ülkemizde benzer anket yapılsa herhalde oran çok daha fazla çıkar.

Peki biz hangi önlemleri alıyoruz???

Yazar: Prof.Dr.İ.Hamit Hancı