Beyaz Ete Operasyon
Beyaz et sektörüne operasyon: 32 gözaltı, 13 şirkete kayyum atandı
İSTANBUL - ANKA – Beyaz et sektöründe haksız fiyat artışı ve tüketici mağduriyetine yol açtığı değerlendirilen eylemlere yönelik 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında 32 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, Banvit, Şenpiliç, Lezita ve Erpiliç’in de aralarında bulunduğu 13 şirkete kayyum atandı.
Beyaz et sektöründe piyasa işleyişini bozduğu, haksız fiyat artışlarına ve tüketici mağduriyetine yol açtığı değerlendirilen eylemlere yönelik 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında 32 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri uygulandığını açıkladı.
Soruşturma kapsamında 13 şirkete de kayyum atandı. Kayyum atanan şirketler arasında Banvit, Akpiliç, Bakpiliç, Aspiliç, Bupiliç, Erpiliç, Gedik Pazarlama, Hastavuk, Keskinoğlu, Şenpiliç, Orvital, Aypi ve Lezita var.
Operasyonda gözaltına alınan isimler de şöyle:
Tolga Gündüz (Banvit CEO), Emre Karabatak (Banvit Muhasebe Müdürü), Levent Aytimur (Banvit Finans Yöneticisi), Mustafa Fahrettin Aksoy (Akpiliç Yönetim Kurulu Başkanı), Bahattin Bak (Bakpiliç Şirket Ortağı), Seyfi Sedat Demirci (Bakpiliç Muhasebe Müdürü), Galip Yeşilbaş (Aspiliç Yönetim Kurulu Başkanı), Arif Yakup Kaplan (Aspiliç Genel Müdür Yardımcısı), Onur Özkul (Bupiliç Yönetim Kurulu Üyesi), Mustafa Baramuk (Bupiliç Finansman Yöneticisi), Hüseyin Durmaz (Bupiliç Muhasebe Müdürü), Mehmet Aydın (Erpiliç Müdür Yardımcısı), Musa Erkal (Erpiliç Muhasebe Müdürü), Mustafa Ericek (Erpiliç Yönetim Kurulu Başkan Vekili), Nihat Özbey (Gedik Pazarlama Müdürü), Hüsnüye Kara (Gedik Finansman Yöneticisi), Özer Usta (Hastavuk Genel Müdürü), Özgür Yılmaz (Hastavuk Yönetim Kurulu Başkan Vekili), Özer Matlı (Keskinoğlu Yönetim Kurulu Üyesi), Pınar Kap (Keskinoğlu Muhasebe Müdürü), Başak Kılıç (Şenpiliç Muhasebe Müdürü), Zeynep Çiçek (Şenpiliç Finansman Yöneticisi), Batuhan Tiryakioğlu (Orvital Yönetim Kurulu Başkanı), Özkan Gültekin (Orvital Yönetici), İsmail Hakkı Aydın (Aypi Yönetim Kurulu Üyesi), Ergun Abalıoğlu (Lezita Yönetim Kurulu Üyesi), Muammer Harmancı (Lezita Genel Müdür Yardımcısı) ve Musa Örsan Dursun (Lezita Finansman Yöneticisi)
Gürlek: “Hiçbir usulsüzlüğe müsamaha gösterilmeyecek”
Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, vatandaşların temel gıda ürünlerine “adil, güvenli ve makul koşullarda” ulaşmasının öncelikli konular arasında olduğunu belirtti.
Adalet, İçişleri, Ticaret ile Hazine ve Maliye bakanlıklarının koordinasyon içinde çalıştığını söyleyen Gürlek, operasyonun “serbest rekabet ortamını ihlal ederek fiyatları tüketici aleyhine yönlendirdiği değerlendirilen” eylemlere yönelik düzenlendiğini ifade etti.
Gürlek açıklamasında şunları söyledi:
Hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde; vatandaşlarımızın ekonomik haklarını zedeleyen, piyasa düzenini bozmaya teşebbüs eden ve haksız kazanç sağlamaya yönelik hiçbir usulsüzlüğe müsamaha gösterilmeyecektir.
Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonları gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze ve bu süreçteki değerli katkılarından ötürü Rekabet Kurumu, Piyasa Gözetimi ve Denetimi Genel Müdürlüğü ile MASAK yetkililerine teşekkür ediyorum.
Hukukçu Gönenç Gürkaynak: “Yaratacağı şok dalgaları serbest piyasa ekonomisi dinamiklerini çalkalayacaktır”
Hukukçu Gönenç Gürkaynak, yaptığı değerlendirmede beyaz et sektöründe bugün gerçekleştirilen ceza hukuku uygulamasının temelinde, rekabet hukuku sahasında Rekabet Kurumu’nca yürütülmüş ve sonuçlandırılmış bir soruşturmadaki içerik ve dinamikler olduğunu belirterek şunları dedi:
“Bu uygulama bu bakımdan damdan düşme veya bağlamından kopuk bir uygulama değil. Öte yandan, Türkiye’de rekabet hukukunun yaklaşık 30 senelik uygulamasının tamamının şahidi olarak söyleyebilirim ki, bu tür bir ihlal dosyasına hem de kayyım da içerecek şekilde ceza hukuku hüviyeti kazandıran ilk dosya bu.
Esas olarak rekabet hukuku sahasında gerçekleşen bir ihlali ceza hukuku sahasında da karşılıklandıran ülkeler var. Dolayısıyla, bugün beyaz et sektöründe yürütülen ceza hukuku yaklaşımı, globalde karşılığı olmayan bir yaklaşım değil. Ancak Türkiye’de -ihaleye fesat karıştırma unsuru da içeren dosyalar hariç olmak üzere- bu tür ihlal iddiaları hiçbir zaman ceza hukuku ile ilişkilendirilmedi. Bu yönden bu bir ilk.
Bu dosyada bu ceza hukuku ilklerinin bu kadar koyu ve sert biçimde yaşanmasının etkileri de serbest piyasa ekonomisi dinamiklerinin bozulması ile kendini gösterecektir. Bu bozulma etkisinin sadece beyaz et sektörü ile sınırlı kalacağını da beklemiyorum. Bir ihlal tipinin evvelce 30 senedir idari para cezası ve idari tedbirler olarak görünüm bulan hukuki sonuçlarına aniden hürriyeti tahdit ve kayyım eklendiğinde, bunun yaratacağı şok dalgaları da elbette orta vadede serbest piyasa ekonomisi dinamiklerini çalkalayacaktır.