Casusluk' Davasında Ara Karar
Silivri'de görülen ‘Casusluk’ davasının 3. gününde mahkeme ara kararını açıkladı. Savcılığın mütalaasına uyan mahkeme, Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün tahliye taleplerini reddetti. Dava 6 Temmuz'a ertelendi. 11 Haziran'da ise tutukluluk incelemesi yapılacak.
Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun 4 no'lu salonunda 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davayı çok sayıda gazeteci takip etti.
Duruşmada bugün savcılık ara karar için mütalaa verdi ve tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti.
MAHKEME, ARA KARARINI AÇIKLADI
Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, davanın sanıkları tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, siyasî danışmanı Necati Özkan, tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün'ün tahliye taleplerini reddederek tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.
Savcı, 'delil toplama işlemlerinin henüz tamamlanmadığı' ve 'adli kontrolün bu aşamada yeterli olmayacağı' gerekçeleriyle tüm sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.
20'ŞER YIL HAPİS İSTENİYOR
İddianamede; tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, siyasi danışmanı Necati Özkan ve tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ hakkında 20’şer yıl hapis cezası talep ediliyor.
Dava 11 Mayıs'ta görülmeye başlamıştı. İlk gün Hüseyin Gün ve Ekrem İmamoğlu, dün ise Merdan Yanardağ ve Necati Özkan'ın savunmaları tamamlanmıştı.
14.30 | ARA KARAR AÇIKLANDI
Ara sona erdikten sonra duruşma salonuna gelen mahkeme heyeti, ara kararını açıkladı. Mahkeme, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, siyasî danışmanı Necati Özkan, tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün'ün tahliye taleplerini reddederek tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.
Duruşma 6 Temmuz'a ertelenirken tutukluluk incelemesi için ise 11 Haziran'a gün verildi.
Mahkeme ayrıca Hüseyin Gün'ün günlükleriyle ilgili yazılan müzekkerenin akıbetinin sorulmasına, Necati Özkan ve Ekrem İmamoğlu'nun başka davadan tutuklu oldukları için infazlarının sorulmasına, MİT'e yazı yazılarak dosya içeriğinin devlet sırrı olup olmadığının sorulmasına karar verdi.
Mahkeme ayrıca Hüseyin Gün'ün mal varlığı üzerindeki tedbirin kaldırılması ve Yanardağ tutuklandıktan sonra önce kayyum atanan ardından satışa çıkarılan TELE1'e yönelik tedbirin kaldırılması taleplerini reddetti.
ÖZKAN VE YANARDAĞ'DAN TEPKİ
Tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ, duruşma salonundan ayrılırken, "Bu karar iktidarın korkusu. Onları kurtaramayacak bu karar" diyerek tepki gösterdi. Necati Özkan ise, "Adalete inanmaya devam ediyoruz. Hâlâ devlete inanmaya devam ediyoruz. Türkiye'nin bağımsız mahkemelerine güveniyoruz" ifadelerini kullandı.
13.15 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Mütalaaya karşı yapılan savunmaların ardından mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. Duruşma tekrar başlayınca mahkeme ara kararını açıklayacak.
11.51 | "SANIKLAR KENDİNİ DEĞİL, DİĞER SANIKLARI SAVUNUYORLAR"
Avukat Ceylan, müvekkili Hüseyin Gün hakkında MİT'e yazı yazılarak hakkında bir rapor varsa dosyaya gönderilmesini, şikayetçi Ümit Deniz Alaçam'ın GBT kaydının dosyaya getirilmesini ve tahliyesini talep etti. Ceylan'ın ardından Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Fikret İlkiz, "Sanıklar kendini değil, diğer sanıkları savunuyorlar. Böyle bir dava yarattılar" dedi.
Hüseyin Gün'ün avukatı Selahattin Ceylan, müvekkilinin eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve dönemin Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay'ın verdiği yetkiyle yurt dışında 'FETÖ'ye karşı mücadele ettiğini' ifade etti. Müvekillinin casusluk suçunu işlemediğini, herhangi bir örgüte yardım etmediğini söyleyen Ceylan, 'manevi annesinin yadigarı' olan Merdan Yanardağ'a finansal destekte bulunmadığını söyledi.
Casusluk Davası | İlkiz'in ardından Ekrem İmamoğlu'nun bir diğer avukatı Hasan Fehmi Demir söz aldı. Demir, savcılığın tutukluluk halinin devamı talebinin gerekçelerinden birinin eksik evraklar olduğuna değindi ve "23 Ekim 2025'ten sonra MİT'e yazıp rapor almak, BTK'ya yazıp görüşmelerin içeriğinin istenmesi gerekirdi. Bunun iddianame hazırlanmadan yapılması gerekirdi" dedi.
"DOSYADA 2019 YILINA AİT BİR SUÇLAMA YOK"
Merdan Yanardağ'ın avukatlarından Bilgütay Hakkı Durna, dosyada maddi unsur yönünden devletin güvenliğine ilişkin gizli bilgileri elde etmeye dair bir hareket olmadığını, müvekkilinin tüm görüşmelerini gazetecilik faaliyeti olduğunu, dijital inceleme raporlarında da herhangi bir şey bulunamadığını söyledi. Yanardağ ile ilgili tüm suçlamaların 2023 yılına ait olduğunu söyleyen Durna, "Dosyada 2019 yılına ait bir suçlama yok" ifadelerini kullandı.
11.20 | HÜSEYİN GÜN: ÖRGÜT ÜYESİ DEĞİLİM
Özkan'ın ardından Hüseyin Gün'ün savunması alındı. Örgüt üyesi sorusuna "Etkin pişmanlıktan yaralanmak istediği için" cevap vermediği şeklinde yorumlar yapılan Hüseyin Gün kürsüye çıktı ve "Ben bir örgüt yöneticisi değilim. Örgüt kurmadım. Bir örgüt üyesi de değlim" dedi.
"KİMSEYE CASUSLUK İFTİRASI ATMADIM"
Herhangi bir örgüte yardım etmediğini ve kimseye 'casusluk' iftirası atmadığını vurgulayan Gün, şunları söyledi:
"Ben gerek emniyette verdiğim ifadede gerekse huzurunuzda verdiğim ifadede bildiklerimi devlet terbiyesi ve haysiyeti içinde tüm samimiyetimle aktardım ve kimseye -bunun altını çiziyorum- bu dosyada benimle beraber yargılanan kimseye casusluk iftirası atmadım, atmam. Bu beyanlarım, soruşturma savcılığınca olayın aydınlanmasına katkı sağlayacağı düşünülerek 'etkin pişmanlık' olarak kabul edildi. Bu tamamen savcının hukuki değerlendirmesinden ibarettir; ben de bu değerlendirmeyi kabul ettim. Zaten Sayın Başkan, ben emniyetteki ifademde ne örgüt yöneticisi olduğumu ne de casus olduğumu veya casusluk suçunu işlediğime dair herhangi bir ikrarda bulunmadım. Olmayan bir şey var olamaz. Ben casus değilim. Jön Türk felsefesini kendine şiar etmiş, devletime, sadece ve sadece devletime."
"NASIL BİR CASUSUM BEN?"
İmamoğlu'nu yüz yüze üçüncü kez gördüğünü, hiçbir irtibatı ya da mesajlaşması olmadığını da belirten Hüseyin Gün, "Nasıl bir casusum ben?" diye sordu:
"Nasıl bir casusum ben? Ben bunu Sayın Savcılıktan, yani iddia makamından gerçekten bilmek istiyorum. Kimin casusuyum? Kime çalışmışım ben? Şimdi iddianamede yazıyor; yok İsrail, yok İngiltere, yok Amerika. Yani benim yatırımlarımın olduğu ülkelere göre ben hem MOSSAD'mışım, hem CIA'ymişim hem de MI6. Nasıl oluyor bu? Peki, arkamdaki diğer 3 saygın isimle ne alaka? Ne iddianamede bu çözüldü ne de ben, 10,5 aydır tecrit altında olmama rağmen çözebildim. Sayın Başkan, burada olmayan bir şey var edilmeye çalışılıyor."
11.00 | "İMAMOĞLU'NU İÇERİDE TUT, YANARDAĞ'IN MALINA EL KOY"
Merdan Yanardağ'ın ardından Necati Özkan mütalaaya karşı savunma yaptı. Özkan, "Çıkar amaçlı bir iddianame var karşımızda. Bu çıkar da Ekrem İmamoğlu'nu içeride tut, Merdan Yanardağ'ın malına el koy. Özeti bu başka bir şey yok" dedi. İddianameyi "çıkarcı" olarak niteleyen Özkan, "Bu iddianame ideolojik değil; tamamen pragmatist, yani çıkar amaçlı bir iddianamedir. Türkçesiyle söyleyeyim: Bu bir 'çıkar iddianamesidir'" ifadelerini kullandı.
10.40 | YANARDAĞ: 12 EYLÜL DÖNEMİNDE BÖYLE BİR İDDİANEME YOKTU
İmamoğlu'nun ardından Merdan Yanardağ söz aldı. İddianamenin hedefinin 'TELE1'i susturmak ve İmamoğlu'nu yıpratmak' olduğunu belirten Yanardağ, şunları kaydetti:
"Amerikancı bir iktidar, emperyalist işbirlikçiler, bu ülkenin solcularını casuslukla suçlamaya kalkıyor. Bu iddianamenin bir hedefi var. TELE1'i susturmak ve Ekrem İmamoğlu'nu yıpratmak. Öyle bir iddianame ile yüz yüzeyiz ki 12 Eylül döneminde böyle bir iddianame yoktu. 12 Eylül'de insanlar siyasi suçlamalar ile çıkıp kendilerini savundular. Bu iddianeme gerçek anlamda bile siyasi bir savunmayı hak edecek bir iddianeme değil. Dili bile bozuk. Sahte belgeler var."
10.10 | MÜTALAA AÇIKLANDI
Casusluk davasında 3'üncü celse başladı. Dün sanıkların ve avukatların savunmalarının tamamlamalarının ardından bugün savcılığın mütalaası açıklandı.
Savcı, BTK'den talepte bulundu, tanıkların dinlenmesini istedi ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti.
İMAMOĞLU: İDDİA MAKAMI İKTİDARA BAĞLI BİR OFİS GİBİ
Savcılığın mütalaasının ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. İddia makamını eleştiren İmamoğlu, şunları söyledi:
"İddia makamının ipe un sereceğini biliyordum. İddia makamı aynı pozisyonunu korumaktır. İddia makamı siyasi iktidara bağlı bir ofis gibi çalışmaktadır. Bu iddianame, iftiraname, terfiname gerçekten bir hukuk cinayetidir. Yazıktır, günahtır. Bu memlekete yazıktır."
"BAŞKA HANGİ BİLGİYE İHTİYACINIZ VAR?"
Mahkeme heyetine de seslenen İmamoğlu, "Sayın başkan, sayın heyet, başka hangi bilgiye ihtiyacınız var? Şunu diyebilirdi MİT Başkanı gelsin dinlensin. Ne kadar güzel derdim. Kimse dokunulmaz değildir. Olamazlar. Bilsinler" dedi.
Ekrem İmamoğlu, 3 gündür savcının tek bir soru sormamasına da vurgu yaptı ve "Ben savcı beye dönüp bunları söylüyorum ama o yazının kim tarafından hazırlanıp buraya gönderildiğini de biliyorum. 'Ben bunu yaşadım. Benim olmadığım yerde susacaksınız, kafanızı öne eğeceksiniz' diyenleri gördüm yaşadım" diye konuştu.
"ÖZKAN VE YANARDAĞ TAHLİYE EDİLSİN"
Ekrem İmamoğlu tutukluğa devam mütalaasına karşı talebinde şunları söyledi:
"Sayın Necati Özkan ve Merdan Yanardağ tahliye edilsin. Türk yargısının şerefli yüzleri olarak bu milleti bir an önce kurtarın. Başınızı yastığa rahat koyamazsınız çok net. Hukukun namusunu koruyun. Bu dava casusluk davası değil vatanın bekası için çok önemli bir davadır. Bu zulme son verin."
"BİR AVUÇ MUHTERİSİN SUÇUNA ORTAK OLMAMALISINIZ"
İmamoğlu, sözlerinin sonuna doğru mahkeme heyetine seslendi:
"Bu mudur yani dünya? Yani yaşadığımız Türkiye, dünya ya da milletimiz ya da inancımız bu mudur yani? Bu mu bize öğretildi? Onun için mi memleket, 103 yaşında bir Cumhuriyet var ya da bizler onun için mi büyüdük, yetiştik; sizler o koltuktasınız, bizler buradayız? Temsil ettiğiniz bu koltukta, bu ağır suçu işleyen bu bir avuç muhterisin suçuna ortak olmamalısınız, olamazsınız."
Davanın ilk gününde Hüseyin Gün ve Ekrem İmamoğlu, dün ise diğer sanıklar Merdan Yanardağ ve Necati Özkan ile avukatları savunmalarını tamamladı.
Yanardağ, İddianamede 'kime casusluk yapıldığının yer almadığını' vurguladı. Yanardağ, "Savcılık makamı yumurtasız omlet yapılabileceğini iddia ediyor. Ben bu iddianameyi yazanları Masterchef programına katılmaya davet ediyorum" diye konuştu.
Necati Özkan ise mahkeme heyetine, "Devletin güvenliğine ilişkin gizli bilgileri sızdırmakla suçlanıyorum. Hangi gizli bilgi söyler misiniz" diye seslendi.
İlk gün savunma yapan İmamoğlu ise savunmasında davayı “siyasi” olarak nitelendirdi ve iddianamenin somut delile dayanmadığını söyledi. Hakkındaki “siyasal casusluk” suçlamasını reddeden İmamoğlu, “Ortada casusluk varsa MİT de ilgili tüm istihbarat birimleri de çıksın millete tek bir somut belge göstersin” diyerek MİT Başkanı İbrahim Kalın’a ve ilgili kurumlara çağrı yaptı.
Savunmasında 15 Temmuz’dan sonra “devletim adına yurt dışında görev yaptım" diyen Hüseyin Gün, şirketlerine dönemin Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay tarafından “Türk devleti adına tam yetki” verildiğini ve İBB ile ticari ilişki kurulmadığını söyledi. Savunma sonrası Gün, “çıkar amaçlı suç örgütü mensubu musunuz?” sorusunu yanıtsız bırakmıştı.