Dronlar ve “Kirli Bomba”

Prof.Dr.İ.Hamit Hancı Adli Bilimciler Derneği Başkanı Av.Dr.Alp Aslan Adli Bilimciler Derneği Adli Yöneylem Komisyonu Başkanı

20:10:21 | 2026-02-20

 

 

 

Bir zamanlar dron denilince sadece akla hobi ve video kamera gelirdi. Zamanla dronlar savaş meydanlarının değişmez unsuru haline geldi. Şimdi aynı cihaz, adli bilimcilerin zihninde daha karanlık bir ihtimali de canlandırmaktadır: “Kirli bomba” diye bildiğimiz radyolojik saçılım düzeneklerinin (RDD) bir gün bir dronla taşınması olasılığu.
 Buradaki mesele yalnızca silah teknolojisi değil gelişmiş teknolojinin yeni riskler üretme kapasitesi olarak ortaya çıkmaktadır.
 
Öncelikle belirmek gerekirse “kirli bomba” bir nükleer bomba değildir. Kirli bomba, nükleer bir patlama, zincirleme reaksiyon veya “atomik” bir patlama yaratmaz. Kirli bomba, basitçe konvansiyonel bir patlayıcıya entegre edilen radyoaktif maddenin, patlamanın etkisiyle çevreye saçılmasını sağlayan düzenektir. 
 
Kirli bombanın etkisi  bir “Hiroşima” değildir; daha çok radyoaktif kirlilik, korku, belirsizlik ve pahalı/uzun temizlik senaryosunun gerçekleşmesidir.
 Bu yüzden ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu (NRC) bunu “kitle imha”dan çok “kitle korku” aracı olarak tarif etmektedir. Çoğu senaryoda radyasyonun kendisi değil, patlamanın fiziksel etkisi daha öldürücüdür. 
Peki dron kullanımı bu senaryoyu hangi seviyeye taşıyabilir? Dron, “taşıma” işini ucuzlatır, menzili uzatır ve operasyonu esnekleştirir. Bu durum, klasik yöntemlere kıyasla farklı güvenlik boşluklarından yararlanabilme olasılığını artırmaktadır. ABD’deki sivil bir blog yazısı bile “dron + RDD” ihtimalinin artık daha sık konuşulduğunu göstermektedir. Bu durum adli bilimler için önemli bir işarettir: Tehdit, çoğu zaman fısıltı yayılması ile ortaya çıkar. 
Burada asıl kritik nokta şudur: Kirli bombanın en büyük etkisi radyoaktivite değil bu düzeneğin yaratabileceği paniktir. (ABD) NRC’nin de vurguladığı gibi, amaç çoğu zaman korku ve karmaşa üretmek, kirlilik şüphesiyle şehir hayatını kilitlemek, ekonomik ve psikolojik hasarı büyütmektir. Dolayısıyla kirli bomba tehditi taşıyan dronların yaratabileceği riskin bir yüzü güvenlikse, diğer yüzü kriz iletişimidir: İnsanlara doğru, sade ve hızlı bilgi verilmezse boşluğu söylenti doldurur. Ocak 2026 tarihli akademik çalışma (Akou ve ark., Risk Analysis, 2026) dron ile bırakılan RDD senaryolarını “korku anlatısı” olmaktan çıkarıp ölçülebilir risk olarak ele almaktadır. Çalışmada Monte Carlo yaklaşımıyla 2000 senaryo üretilerek, beş farklı radyonüklid ve meteorolojik değişkenlerle yayılımı fizik tabanlı modellerle hesaplanmakta ardından makine öğrenmesiyle “hızlı tahmin” katmanı eklenmektedir (Akou ve ark., 2026). Akou ve arkadaşları, farklı koruyucu eylem rotalarını kıyaslarken “sığınmayı önceleyen” stratejinin dozu anlamlı biçimde azalttığını, güçlendirilmiş bir sığınakta maruziyetin dışarıya göre yaklaşık 100 kat düşük olabildiğini bildirmektedir, bu durum “kahramanca kaçış” fikrinden ziyade bazen en doğru hareket, hareket etmemektir yaklaşımını desteklemektedir. (ABD) CDC’nin Radiological Dispersal Device (RDD) infografiği üç kelimeyle özetler: “Get inside. Stay inside. Stay tuned.” (İçeri gir. İçeride kal. Bilgi akışını takip et.). (ABD) NRC de radyasyondan korunmanın klasik üçlüsünü hatırlatır: Zamanı azalt, mesafeyi artır, kalkan edin (shielding). Burada bir parantez açmak şarttır: “İyot hapı” meselesi. Bazı yazılarda potasyum iyodür (KI) “çözüm” gibi sunulmaktadır. Oysa kirli bomba patlaması anında kullanılan izotopu bilemeyeceğiniz için, KI almak çoğu durumda muhtemelen fayda sağlamaz ve bazı kişiler için riskli olabilir. 
Kamuoyu açısından dronları gökten indirmek elbette güvenlik birimlerinin işidir ancak vatandaşın neyi ciddiye alıp neyi büyütmeyeceğini bilmesiyle oluşacak afet ve acil durum bilinci burada çok önemlidir.
Kamu tarafında ise üç başlık öne çıkmaktadır:
Kaynağı güvenceye almak: Tıp ve endüstride rutin kullanılan radyoaktif maddeleri güvenceye almak: En zayıf halka çoğu zaman envanter ve fiziksel güvenliktir. 
Kriz iletişimi: “Nükleer patlama oldu” ile “radyolojik saçılım şüphesi var” arasında devasa fark vardır. Bu fark ilk dakikalarda anlatılmazsa, şehir kendini kilitleyebilir. 
Karar-destek sistemleri: Geliştirilecek fizik tabanlı model + hızlı tahmin katmanı sahada doğru koruyucu eylemi daha hızlı seçmeye yarar (Akou ve ark., 2026). 
KBRN-P ve Dron Savunma dayanıklılığı: Afet ve Acil Durum güvenliğimiz, yakın hava savunma anti-dron mimarimiz ve kriz yönetimi kabiliyetimiz, hatta Nükleer Caydırıcılık Doktrinimiz bu senaryo ile uyumlu ve hazır olmalıdır.
Birey tarafında ise mesele “teçhizat fetişi” değil doğru reflekstir. Resmi rehberlerin ortak vurgusu şudur: İçeri gir, İçeride kal, Bilgi al. Şüpheli bir radyolojik saçılımda (resmi duyuru yapılırsa) temel hijyen adımları da önemlidir. Kirlenme şüphesinde dış kıyafetin çıkarılması ve cildin yıkanması kritiktir bundaki amaç kısaca üzerinizdeki tozu uzaklaştırmaktır.
En önemlisi: Söylentiyle değil, resmi bilgiyle hareket etmektir. Çünkü kirli bombanın aradığı şey radyasyon kadar, “toplumsal paniktir”. 
 
Az gelişmiş ülkelerin ve teröristlerin kapasitesindeki el yapımı kimyasal-biyolojik tehditlere zamanında ‘fakirin atom bombası’ denirdi (Hancı, 2018). Bugün gelinen noktada bir drone’un sırtına yüklenebilen ‘kirli bomba’, nükleer korku üreterek ‘fakirin nükleer bombası’ ironisini yeni bir seviyeye taşımaktadır. Dron çağı, güvenliği “sınır kapısı”nın ötesinde “şehir dokusu”na kadar taşıyabilmektedir. Buna tehdite verilecek cevap da iki ayaklı olmalıdır: Gökteli teknolojiyle, yerde soğukkanlılıkla mücadele. 
 
Kaynaklar:
 
Radiological Dispersal Device (RDD)
 
Risk Prediction and Mitigation of Drone-Deployed Radiological Dispersal Devices Using Physics and Machine Learning
 
'Kimyasal silahlar fakir ülkelerin atom bombasıdır' - Prof. Dr. Hancı

 

 

 

World Media Group (WMG) Haber Servisi




ETİKET :   dron-kirli-bomba

Tümü
G-E326TP51F5