Gizli Rusya-Almanya Görüşmeleri

Bakü'de Gerçekleştirilen Gizli Rusya-Almanya Görüşmeleri: Çıkarılabilecek Beş Sonuç

 

 

 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile düzenlediği ortak basın toplantısında, eski Alman yetkililerin Temmuz ayının ortalarında kendi bilgisi dışında Bakü'de Rus yetkililerle gizli görüşmeler gerçekleştirdiğini açıkladı.

Hakkında iki yıldır haberler çıkan görüşmelere rağmen somut ve kayda değer herhangi bir sonuç elde edilemedi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile düzenlediği ortak basın toplantısında, eski Alman yetkililerin Temmuz ayının ortalarında kendi bilgisi dışında Bakü'de Rus yetkililerle gizli görüşmeler gerçekleştirdiğini açıkladı. Alman basınında yayımlanan bir araştırmaya göre, eski Almanya Başbakanı Angela Merkel'in daire başkanı (Genel Sekreteri) ile Almanya Sosyal Demokrat Partisi'nin (SPD) eski genel başkanı, Gazprom Yönetim Kurulu Başkanı ve Vladimir Putin'e bağlı İnsan Hakları Konseyi Başkanı ile bir araya geldi. İddialara göre bu görüşmeler 2024 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleştirilmektedir. Bu gelişmelerin muhtemel anlamı şu şekilde
değerlendirilebilir:

1. Rusya, Almanya'yı Hala "Avrupa'nın Sesi" Olarak Görmektedir

Rusya, Ukrayna Savaşı'nın son evresinin Avrupa Birliği'nde kapsamlı dönüşümlere yol açmasının üzerinden yaklaşık yarım on yıl geçmiş olmasına rağmen, Birlik içinde belirleyici aktörün kim olduğu konusunda herhangi bir yanılsama içinde değildir. Fransa kıta liderliğini üstlenmeye çalışırken ve Polonya da Orta ve Doğu Avrupa (CEE) ülkelerini kendi etrafında toplamaya çabalarken Moskova, Almanya'nın Avrupa Birliği'nin açık ara en önemli ülkesi olmaya devam ettiğinin farkındadır. Bu nedenle Rusya'nın 2024 yılından itibaren Almanya ile çok kanallı diplomatik temaslar yürütmesi şaşırtıcı değildir.

2. Rusya, Geçmişte Kendisine Yakın Olan Eski Yetkililerin Halen Etkili Olduğuna İnanmaktadır

Gazprom Yönetim Kurulu Başkanı ile Putin'e bağlı İnsan Hakları Konseyi Başkanı'nın görüştüğü iddia edilen iki Alman siyasetçi, 2022 öncesinde Rusya'ya yakın veya Rusya ile yapıcı ilişkileri savunan siyasi çevreleri temsil etmektedir. Dolayısıyla Kremlin'in, bu isimlerin günümüz Almanya'sında hâlen belirli bir siyasi etkiye sahip olduklarına inandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, söz konusu aktörlerin ve onları destekleyen siyasi ağların geçmişte sahip oldukları nüfuzu artık büyük ölçüde kaybettikleri de ileri sürülebilir. İki yıl süren temaslara rağmen somut bir sonucun elde edilememesi de bu durumla açıklanabilir.

3. Rusya, Alman Tarafına Bir "Büyük Yeniden Başlangıç" (Great Reset) Önerisi Sunmuş Olabilir

Rusya'nın yaptırımların tamamen kaldırılması yönündeki tekrarlanan çağrıları ve Ukrayna Savaşı'nın son aşamasından önce Almanya ile stratejik ilişkilere atfettiği büyük jeostratejik önem dikkate alındığında, Moskova'nın Alman tarafına kapsamlı bir "ilişkileri yeniden başlatma" önerisinde bulunmuş olması makul bir değerlendirme olarak görülebilir. Yaptırımların kaldırılması karşılığında Almanya, özellikle enerji ticareti başta olmak üzere Rusya'nın Avrupa'daki en önemli ekonomik ve stratejik ortağı konumunu yeniden kazanabilirdi. Ayrıca zarar görmemiş son Kuzey Akım (Nord Stream) doğal gaz boru hattının da kısa sürede yeniden faaliyete geçirilmesi mümkün olabilirdi.

4. Görüşmeler Avrupa Güvenlik Mimarisi Konusunu da Kapsamış Olabilir

Söz konusu gizli temaslar 2024 yılında başladığında Almanya, Avrupa'nın en büyük ordusunu kurma hedefini kamuoyuna açıklamıştı. Benzer şekilde Rusya da Bakü'deki son görüşmeden yaklaşık iki ay önce, 1941 yılındaki Alman işgalini çağrıştıran bir güvenlik tehdidiyle karşı karşıya kalabileceğine ilişkin kaygılarını dile getirmişti. Bu nedenle tarafların Avrupa güvenlik düzeni üzerine de görüş alışverişinde bulunmuş olmaları muhtemeldir. Görüşmelerin içeriği kesin olarak bilinmemekle birlikte, genel çerçevede Rusya ile Almanya'nın Polonya başta olmak üzere Orta ve Doğu Avrupa ülkelerini dışarıda bırakarak güvenlik meselelerini ele almış olabilecekleri değerlendirilebilir. Bu senaryo ise söz konusu ülkelerin uzun süredir dile getirdiği temel güvenlik endişeleriyle örtüşmektedir.

5. Polonya da Rusya ile Kendi Çok Kanallı Diplomasisini Başlatabilir mi?

Daha önce Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık'tan oluşan E3 grubunun Polonya'yı Rusya ile yürütülen temasların dışında bırakmasının ardından, Polonya'nın seçeneklerinden birinin Rusya ve Belarus ile doğrudan diplomatik temas kurmak olabileceği değerlendirilmişti. Aliyev'in Bakü'de gizli Rusya-Almanya görüşmelerinin gerçekleştiğini doğrulaması, Varşova yönetimini bu yönde hareket etmeye daha fazla teşvik edebilir. Her ne kadar söz konusu görüşmelere görevde bulunan Alman yetkililer katılmamış olsa da, bu temaslar ilkesel olarak Polonya'nın uzun süredir çekindiği bir gelişmeyi temsil etmektedir. Buna rağmen Polonya'daki mevcut liberal koalisyon hükümetinin Rusya ile doğrudan müzakere yürütme konusunda gerekli siyasi iradeye sahip olmadığı da değerlendirilebilir.

Genel Değerlendirme

Bütün bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, eski üst düzey Alman yetkilileri ile görevde bulunan Rus yetkililer arasında yaklaşık iki yıl boyunca sürdüğü bildirilen temaslardan somut ve ölçülebilir herhangi bir sonuç elde edilemediği görülmektedir. Bununla birlikte, İlham Aliyev'in bu görüşmelerin en az bir kez gerçekleştiğini doğrulaması, özellikle Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde mevcut güvenlik kaygılarının ve Rusya-Almanya eksenli olası diplomatik yakınlaşmaya ilişkin endişelerin daha da artmasına yol açabilir. Öte yandan, Polonya'nın Rusya ile doğrudan müzakerelere başlayarak Moskova'nın Almanya ile birlikte şekillendirmeyi amaçladığı yeni Avrupa güvenlik mimarisinde söz sahibi olmayı hedeflemesi, barış sürecinin diplomatik dinamiklerinde önemli bir dönüşüm yaratabilir. Ancak mevcut siyasi koşullar dikkate alındığında, böyle bir senaryonun gerçekleşme olasılığı oldukça düşük görünmektedir.

Yazan : Andrew Korybko

Gazeteci / Politik Analist

Ücretli sürüme yükseltin    Arkadaşlarını davet et