İBB Kumpas'ında Bir İtirafçı Daha Düştü
İBB Davası’nın 46’ıncı gününde savunma yapan tutuklu reklamcı Serkan Öztürk, “İnan Güney benim dostumdur, dostlar kendi aralarında para trafiğine girebilir, Allah korumuş da girmemişiz, size nasıl açıklayacaktık? MASAK vasıtasıyla inceleyebilirsiniz. Ben kasa olmuşum ama siz hesaplarımı görmüşsünüzdür, kasanın kendisine hayrı yok. Görüyorum ki böyle bir araştırma yapılmamış” dedi.
İBB Davası'nın 46'ıncı gününde savunma yapan tutuklu reklamcı Serkan Öztürk, "İnan Güney benim dostumdur, dostlar kendi aralarında para trafiğine girebilir, Allah korumuş da girmemişiz, size nasıl açıklayacaktık? MASAK vasıtasıyla inceleyebilirsiniz. Ben kasa olmuşum ama siz hesaplarımı görmüşsünüzdür, kasanın kendisine hayrı yok. Görüyorum ki böyle bir araştırma yapılmamış" dedi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 68'i tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 46'ıncı gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda başladı.
İlk olarak tutuklu yargılanan reklamcı Serkan Öztürk'ün savunması alındı.
"446 GÜNDÜR ESİR GİBİ YAŞIYORUM"
Savunmasına tutukluluk sürecini anlatarak başlayan Öztürk, gözaltına alındığı günden bu yana hayatının altüst olduğunu belirterek, "446 gündür cezaevindeyim. İki yaz, iki kış, iki bahar geçti. Dört bayram geçti. Kızlarımın doğum günlerini kaçırdım. Ailemin ve benim ömrümüzden gitti" diye konuştu. Öztürk, hakkındaki suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini belirterek, "Vicdanım rahat, alnım açık, başım dik. Karşımdaki suçlamaların tamamının iftira, dedikodu ve etkin pişmanlıktan yararlanmak amacıyla verilmiş beyanlardan oluştuğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
"AVUKATSIZ ALINAN İFADELERİM YORUMLANARAK TUTANAĞA GEÇİRİLDİ"
Soruşturma aşamasında verdiği bazı ifadelerin gerçeği yansıtmadığını savunan Öztürk, özellikle avukatı olmadan alınan üç ifadesinde söylediklerinin farklı şekilde tutanağa geçirildiğini öne sürdü. Serkan Öztürk, "İsimler doğru olabilir ama anlatım şekli bana ait değil. Söylediklerime yorum katılarak yazılmış ifadeleri kabul etmiyorum. O dönem psikolojik olarak çok zor durumdaydım" dedi.
"İFLAS ETTİM AMA KİMSENİN PARASINI YEMEDİM"
Yaklaşık 40 yıllık iş hayatından bahseden Öztürk, geçmişte yaşadığı iflas sürecini de anlattı. İflas ettiğinde ailesine ait gayrimenkulleri satarak çalışanlarının ve alacaklılarının parasını ödediğini söyleyen Öztürk, "Kimsenin zorlaması olmadan bütün borçlarımı kapattım. Hayatım boyunca dik durmaya çalıştım. Bugün de aynı noktadayım" diye konuştu.
"İBB İHALESİNE GİRMEDİM, ŞARTNAME ALMADIM, SÖZLEŞME İMZALAMADIM"
Dosyada adının geçtiği 3K Reklam şirketine ilişkin de açıklamalarda bulunan Öztürk, şirketin kuruluşunda yer aldığını ancak kısa süre sonra hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını söyledi. Şirket bünyesinde daha sonra danışmanlık yaptığını belirten Öztürk, görev alanının reklam noktalarının belirlenmesi ve saha operasyonlarıyla sınırlı olduğunu savundu. Öztürk, "Hayatım boyunca İBB'nin herhangi bir ihalesine girmedim. İhale şartnamesi almadım. İhale dosyası hazırlamadım. Sözleşme imzalamadım. Belediyelerle mali süreçlerde hiçbir yetkim olmadı" ifadelerini kullandı.
"TEK BİR İŞ GÖSTERSİNLER, SAVUNMA YAPMAYACAĞIM"
Dosyadaki bazı etkin pişmanlık beyanlarına tepki gösteren Öztürk, CHP'li belediyelerden iş aldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. "Benim CHP'li belediyelerden iş alıp taşeronlara verdiğim söyleniyor. Tek bir tane örnek göstersinler, bir daha savunma yapmayacağım" diyen Öztürk, hakkındaki suçlamaların somut delile dayanmadığını savundu.
"HAKKIMDA GİZLİ TANIK BİLE YOK"
İBB bünyesinde çalışan hiçbir yöneticinin veya bürokratın kendisi hakkında suçlayıcı beyanda bulunmadığını belirten Öztürk, dosyada doğrudan kendisini suçlayan bir gizli tanık dahi bulunmadığını belirterek, "İBB'de çalışan tek bir kişi çıkıp benimle ilgili bir suçlama yapmamış. Buna rağmen 15 aydır tutukluyum" dedi.
"İNAN GÜNEY BENİM DOSTUMDUR, BANA İŞ VERMEDİ"
İnan Güney ile ilişkisine yönelik iddialara da değinen Öztürk, Güney ile yıllardır tanıştıklarını ancak ticari ilişkilerinin bulunmadığını söyledi. Serkan Öztürk, şunları kaydetti:
"İnan Güney benim dostumdur, dostlar kendi aralarında para trafiğine girebilir, Allah korumuş da girmemişiz, size nasıl açıklayacaktık? MASAK vasıtasıyla inceleyebilirsiniz. Ben kasa olmuşum ama siz hesaplarımı görmüşsünüzdür, kasanın kendisine hayrı yok. Görüyorum ki böyle bir araştırma yapılmamış. Savcılıkta hakkımda 15-20 sayfa MASAK raporu olduğunu söylediler, şaşırdım ve güldüm. Sonra o soru yok oldu. Aynı siyasi hareket içerisinde bulunduk. Bana herhangi bir iş vermedi. Şirketimizin tanıtımı için bazı görüşmelerde referans oldu. İlişkimiz bundan ibarettir."
"'İNAN GÜNEY'DEN BAHSEDERSEN İFADEYE ÇAĞIRIRLAR' DENİLDİ"
Öztürk, Murat Kapki'nin kendisi hakkındaki ifadesini basından gördüğünü aktararak, şöyle devam etti:
"7 Ağustos 2025 tarihli Murat Kapki'nin ifadesiydi diye hatırlıyorum. Bu ifadenin ardından sinirlendim. Bir süre bekledim, suçlandığım için çağırılacağımı düşündüm. Çağırılmayınca çıkıp kendimi ifade etmem gerektiğini düşündüm. Bu çağırılmamamın bir psikolojik baskı olarak kullanıldığını düşündüm. O dönem avukatım İsmail Mirsad Albayrak'tı, artık değil. Bana 'Böyle yazdığında seni çağırmazlar, İnan Güney'i katman lazım' dedi. 'Geçmişini anlatacağım, tanıyorum' diye bir şey yazdı. 'Altına da bir etkin pişmanlık yaz hemen çağırırlar. Orada etkin pişmanlıktan faydalanmak zorunda değilsin' dedi. Sonra bana, kendi yazdığı bir metin gibi bir evrak verdi, hala elimde duruyor. Yazdık, gerçekten çağrıldık. Oraya gittiğimde de etkin pişman olmadım. Bu etkin pişmanlık müessesesini kendi lehime kullandım. Suç mu bilmiyorum ama etkin pişman olmadım. Bu konuyu da aydınlatmak istedim."
Etkin pişmanlık ifadelerine neden bu kadar itibar edildiğini ve kesin doğru kabul edildiğini anlamıyorum. Bir etkin pişmanlık ifadesinde benim ofisim olduğu söylenmiş; bunu neden araştırmadınız? Benim bu otelde veya herhangi bir otelde ofisim yok, hiç yok. Ama bu arkadaşı da tanımıyorum, bir telefon görüşmem dahi yok, bunun da altını çiziyorum. Bir insan kendini olmayan bir şeyle, hiçlikle savunuyor."
"ORTAĞI OLMADIĞIM ŞİRKETTEN SUÇLANIYORUM"
Hakkında yöneltilen 70, 72, 117 ve 118 numaralı eylemler kapsamında suçlamaların dayanaksız olduğunu savunan Öztürk, bazı eylemlerde ortağı ya da yöneticisi olmadığı şirketler üzerinden suçlandığını iddia etti. "Ortağı olmadığım, yöneticisi olmadığım şirket üzerinden suçlanıyorum. Bunun hukukla açıklanabilecek bir tarafı yok" diyen Öztürk, dosyadaki birçok iddianın varsayımlara dayandığını öne sürdü.
"BEN VATAN HAİNİ DEĞİLİM, KAÇMAM"
Savunmasının sonunda tahliye talebini yineleyen Öztürk, kaçma şüphesine ilişkin değerlendirmelere de tepki göstererek, "Ben vatan haini değilim. Kaçacak biri değilim. Hayatım burada, ailem burada, işlerim burada. 446 gündür özgürlüğümden mahrum bırakıldım. Öncelikle tahliyemi, ardından beraatimi talep ediyorum" dedi. Serkan Öztürk'ün avukatları, dosya bağlamı kapsamında Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in savunmasının öne alınmasını talep etti. Mahkeme başkanı talebi aldığını belirtti.
Kaynak: ANKA