İddianame Değil İftiraname
İBB davasında 3. hafta | İmamoğlu duruşmada söz aldı: İddianame değil iftiraname
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu 407 sanığın yargılandığı davada üçüncü hafta bugün başlıyor.
Bu hafta, tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın savunma yapması bekleniyor. Sekizinci oturumda ilk savunmayı tutuklu sanık Altan Ertürk verecek. İddianamede, Şahan için çeşitli suçlamalar kapsamında 35 yıldan 91 yıla kadar, Çalık için ise 30 yıldan 88 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Her iki ismin de uzun savunmalar yapması öngörülüyor.
Öte yandan, tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in yeğeni Murat Keleş’in de bu hafta savunma yapması bekleniyor.
İmamoğlu söz aldı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davanın duruşmasında Ekrem İmamoğlu’nun savunması ve yönelttiği sorular öne çıktı. İmamoğlu, savcılığın sunduğu delillere sert sözlerle tepki gösterdi.
Duruşmada söz alan İmamoğlu, iddia makamının hazırladığı tablo ve grafiklerin gerçeği yansıtmadığını savundu.
“İddia makamının ortaya koydukları çöp niteliğindedir. Ortaokul IQ’su ile bile daha iyi hazırlanılırdı” diyen İmamoğlu, savcılığın önceki verilerinin yeni sunulan grafikle çeliştiğini öne sürdü.
Savcılık, Ağaç AŞ’nin 2024 yerel seçimleri öncesinde 20 milyar liralık ödeme yaptığı iddiasını içeren yeni bir grafik sunmuştu.
İmamoğlu, duruşmada tanık Ali Sukas’a doğrudan sorular yöneltti.
“Herhangi bir baskı yaptım mı? ‘Şu kişiyi işe alın, bunu çıkarın’ dedim mi?” sorularına Sukas, “Kesinlikle hayır” yanıtını verdi. Sukas ayrıca çalışanların siyasi kimliğine göre işten çıkarılmasına yönelik bir talimat almadığını da ifade etti.
“Gizli görüşme olmadı”
İddianamede yer alan gizli toplantı iddialarını da gündeme getiren İmamoğlu, bu yönde bir temas olup olmadığını sordu.
Sukas, “Böyle bir yapı olsa hissederdim. Ne şahit oldum ne de duydum” diyerek iddiaları reddetti.
İmamoğlu’nun belirli firmalarla çalışılması yönünde bir yönlendirme yapıp yapmadığı sorusuna da Sukas, “Kesinlikle olmadı” karşılığını verdi.
Duruşmada savcılığın dosyasını “iftiraname” olarak nitelendiren İmamoğlu, iştirak şirketleriyle ilişkisini de anlattı. Her yıl düzenli olarak İBB iştiraklerini ziyaret ettiğini belirten İmamoğlu, bu toplantıların yalnızca faaliyet sunumları ve taleplerle sınırlı olduğunu ifade etti. Sukas da bu görüşmeleri doğrulayarak, toplantıların teknik içerikli olduğunu söyledi.
Savcılığın yönelttiği sorular üzerine ihale süreçleri de gündeme geldi. Sukas, e-ihale sisteminde dış müdahalenin mümkün olmadığını vurguladı. İmamoğlu’nun sorularıyla açılan bir diğer başlık ise iş insanlarıyla ilişkiler oldu. Sukas, İBB’ye yapılan bazı ziyaretlerin ihale değil, biriken ödemelerin çözümü için gerçekleştirildiğini söyledi.
Ali Sukas savunma yaptı
Bayramdan önce savunması yarım kalan Ali Sukas’ın beyanlarıyla İBB Davası’nın 8. celsesi başladı. Ali Sukas, yarım kalan savunmasına devam etti. Tedarikçilerden Alaattin Vardar’ın iddialarına yanıt veren Sukas, “Kendisini Ağaç Aş’de görev aldıktan sonra tanıdım. 2000’li yıllardan beri Ağaç AŞ ile çalışıyor. Alacaklarında hiçbir zaman bir gecikme olmamış” dedi. Sukas, itirafçı sanık Ümit Polat’a ilişkin olarak “Bir arkadaşımız hırsına yeni düşerek, benim aleyhime bir yıldır her yerde konuşmuş” dedi. Gizli tanığın sunduğu firma listesine ilişkin ise “Böyle bir firma listesi yok. Zaten dosyaya da sunacağız” diye konuştu.
Sukas, hakkındaki rüşvet iddiasının delilinin iş insanı Alaattin Vardar’ın beyanları ve HTS kayıtları olduğunu savundu. Sukas, “Mevcut HTS kayıtları Ağaç AŞ’de olduğum sıralar. Tedarikçi firmalar işini halletmeye geldiği zaman ortak baz vermek kadar daha doğal bir şey yok.” dedi. Sukas ayrıca, “Rüşveti kendi iş yerinde verdiği söyleniyor. Orada herhangi bir baz kaydı yok” diye konuştu.
Polat’ın kendisine karşı olan husumetin dolayı ifadelerinde saptırmalar olduğunu iddia edilen Sukas, “2019-2025 yıllarındaki tüm ihale dosyalarımız savcılık tarafından incelendi. Savcılık kolaylık yapıp Polat’ın beyanlarına itibar etmek yerine belgeleri inceleseydi, bunlara gerek kalmayacaktı” dedi.
Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren sanık Polat'ın, uğradığı saldırının failinin Ali Sukas olduğuna yönelik iddiasına yanıt veren Ağaç AŞ Genel Müdürü, "Bu saldırı sana değil bana yapılmıştır. Git şikayetçi ol dedim. Beni aramadı diyor, defalarca aradım. Kin duyması anlaşılır gibi değil" dedi.
Gazetecilerden protesto
Duruşma salonunda görev yapan gazeteciler kokartlarına “Gazetecilik suç değildir”, “İsmail Arı’ya özgürlük” ve "Alican Uludağ'a özgürlük" yazılı stickerlar takarak destek mesajı verdi.
İkinci haftada neler yaşandı?
Duruşmanın ikinci haftasının ilk duruşması 16 Mart pazartesi günü itibarıyla başladı. Henüz savunmalar başlamadan Jandarma, duruşmaya cübbesiyle gelen ve avukat kısmına oturan CHP Milletvekili Turan Taşkın Özer’in yerini değiştirmek istedi. Talebe tepki gösteren Özer, “Burası cezaevi değil. Ben buraya avukat olarak geldim. Notumu alıyorum, iddianame de önümde açık. Yeter ya. Yönetemiyorsa yapmasın” dedi.
Mahkeme başkanı, tartışmaların devam etmesi üzerine duruşmaya süresiz ara verdi. Aradan sonra salona gelen mübaşir duruşmanın ertesi güne ertelendiğini duyurdu. 6 saat sürmesi planlanan duruşma sadece 10 dakika sürdü.
İBB davasında duruşmayı takip eden gazeteciler tarafından İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi 1. Heyetine talep dilekçesi sunuldu. Gazeteciler koşulların elverişsiz olduğunu ve yer değiştirme uygulamasından vazgeçilmesi taleplerini mahkemeye iletti. Ancak Mahkeme Başkanı kararından vazgeçmedi. Sadece sandalyeleri değiştirilen gazeteciler duruşmayı, salonun en kör noktasından takip etmeye devam ediyor.
Mahkeme, Duruşmanın ertelenmesinden hemen sonra, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazdı. Müzekkerede, bundan sonraki duruşmalara; sanıklar ve vekalet ilişkisi bulunan müdafileri, müştekiler ve müşteki vekilleri, yargılamayı takip etmek isteyen basın mensupları ile tutuklu sanıkların birinci ya da ikinci derece yakınlarından birinin alınmasının uygun olacağı belirtildi. Mahkeme, sayılan kişiler dışındaki kişilerin duruşma salonuna alınmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını istedi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemenin talebini kabul etti.