
İstihbarat anlayışına yeni bir soluk kazandıran Kuantum İstihbarat 2071 kitabının tanıtımı, İstanbul’daki Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen etkinlikle gerçekleştirildi. 8 Şubat Pazar günü saat 14.00’te başlayan etkinlikte; diplomasi, akademi, yargı, kamu ve güvenlik alanından çok sayıda önemli isim bir araya geldi. Türkiye’nin yanı sıra Pakistan başta olmak üzere farklı ülkelerden diplomatik temsilcilerin de katıldığı etkinlik, kitapta yer alan konuların uluslararası düzeyde ilgi gördüğünü açıkça ortaya koydu.
Hayat Yayınları etiketiyle yayımlanan Kuantum İstihbarat 2071, istihbaratı yalnızca veri toplama, teknoloji ve saha faaliyetleriyle sınırlı bir alan olarak değil; insan bilinci, algı ve öngörü mekanizmaları üzerinden değerlendiren yeni bir bakış açısı sunuyor. Eserde, güvenlik kavramının dönüşümü, yapay zekânın karar alma süreçlerindeki rolü ve geleceğin tehditlerinin nasıl okunması gerektiği disiplinler arası bir çerçevede tartışılıyor.

Eda Alemdar: “Bu Eser, Ortak Bir Bilimsel Vizyonun İlk Adımıdır”
Programın açılış konuşmasını yapan Dr. Eda Alemdar, “Bu kıymetli etkinlikle tanıtımını gerçekleştirdiğimiz Kuantum İstihbarat 2071; yapay zekâyı, bilinci ve güvenliği ayrı ayrı değil, aynı denklem içerisinde ele alan; geleceği yalnızca tahmin etmeye değil, bilimsel veriler ışığında anlamaya ve yönlendirmeye çalışan bir perspektif sunmaktadır. Bu nedenle ülkemizin bilinç araştırmaları ve kuantum yapay zekâ çalışmalarında bir araştırma merkezi haline gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu alanlara yapılacak yatırımlar yalnızca akademik ilerleme sağlamayacak; aynı zamanda güvenlik, teknoloji ve insanlık geleceği açısından kritik katkılar sunacaktır. Bugün atılan bu adımın, yarının dünyasında bilimi yönlendiren ve geleceği okuyabilen ülkeler arasında yer almamıza katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum” dedi.
Moneeba Iftikhar: “Kuantum İstihbarat 2071, Türkiye ve Pakistan’dan Bilim İnsanlarının Ortak Emeğiyle Hazırlandı”
Programa telekonferans yoluyla katılan Pakistanlı araştırmacı bilim insanı ve kitabın editörü Dr. Moneeba Iftikhar, günümüz dünyasında bilginin hızlandığını ancak bilgelik, etik ve sorumluluk duygusunun aynı hızla gelişmediğine dikkat çekerek, “İstihbarat artık yalnızca devletlerin gizli dosyalarında değil; algoritmalarda, biyoteknolojide, yapay sistemlerde, nörobilim araştırmalarında ve zihin mühendisliğinde şekilleniyor. 2071’e doğru ilerlerken mesele kimin daha güçlü olduğu değil; kimin daha hazırlıklı, kimin daha ahlaki ve kimin daha kolektif düşünebildiğidir. Kuantum İstihbarat 2071, tam da bu ihtiyaçtan hareketle Türkiye ve Pakistan’dan bilim insanlarının ortak emeğiyle ortaya çıkan bir çalışmadır. Bu iki dost ülke; bilimi yalnızca ilerleme değil aynı zamanda bir sorumluluk alanı olarak gören, benzer tarihsel sınavlardan geçmiş iki toplumdur. Yapılan bu ortak çalışma yalnızca entelektüel bir metin olarak kalmayacak; istihbaratın geleceğinden yapay sistemlerin toplumsal etkilerine, bilgi–güç–etik ilişkisinden küresel güvenliğin yeni biçimlerine kadar uzanan ortak bir bilimsel projeye dönüşecektir” ifadelerini kullandı.
Hüseyin İhtibar: “İstihbarat Artık Gerçekleşmemiş Olanı Yönetme Sürecisir”
Kitabın yazarlarından Hüseyin İhtibar, Kuantum İstihbarat 2071’in günümüz dünyasını anlamaya yönelik önemli bir çerçeve sunduğunu belirterek, “Bu çalışma, yeni dünya düzeninin ardındaki kodları çözmeye yönelik bir girişimdir. Son yıllarda küresel sistemin işleyişi belirgin biçimde değişmiş, alıştığımız kurallarla açıklanamayan yeni koşullar hayatın içine yerleşmiştir. Kuantum çağında gerçeklik, bize sunulan tek bir senaryodan ibaret değildir; her an değişebilen bir olasılıklar ağından oluşur. Bu nedenle güvenlik ve istihbarat artık tek bir doğruyu bulma çabası değil, henüz gerçekleşmemiş olanı öngörme ve yönetme sürecidir” dedi.

Hayati Bayrak: “Çok Derin ve Önemli Bir Konu Olduğunu Hep Birlikte Gördük”
Hayat Yayınları Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Bayrak, programda yaptığı konuşmada Kuantum İstihbarat 2071’in ele aldığı konuların kapsamına dikkat çekerek, “Bugün kitabın yazarlarının ve editörünün değerlendirmelerini hep birlikte dinledik. Ele alınan konunun ne kadar derin ve önemli olduğunu ve içeriğin neyi anlattığını daha net gördük. Bu eserin ortaya çıkmasında emeği geçen tüm akademisyenlerimizi ve kitabın en iyi şekilde yayımlanması için büyük bir özveriyle çalışan editör ekibimizi takdir ediyorum. Programımıza katılarak bizleri onurlandıran siz değerli okurlarımıza da teşekkür ediyorum” dedi.

Ahmet Şafak: “Bu Eser, Metafizik ile Fiziğin Yeniden Buluştuğu Bir Ufuk Açıyor”
Sanatçı Ahmet Şafak, Kuantum İstihbarat 2071’in yalnızca teknik ya da akademik bir çalışma olmadığını vurgulayarak, “Ramazan Biçer ve Eda Alemdar hocalarımız, bir önceki çalışmaları Kuantum Boyutunda İstihbarat kitabından sonra yepyeni bir eserle zihin dünyamıza ışık tutmaya devam ediyorlar. Üstelik bunu, ruh kökümüzden ilham alarak yapıyorlar. Bu çalışma; 13. yüzyılda Endülüs–Horasan–Bağdat hattında parlayan ve Rönesans’a ilham veren düşünürleri hatırlatıyor. Yepyeni bir metafizik-fizik buluşması bu!” diye konuştu.

Dr. Mian Waqar Badshah: “Türkiye ile Pakistan Arasındaki Ortak Aklın ve Gelecek İdealinin Bir Yansıması”
Programda konuşma yapan Pakistan Türkiye Dostluk Derneği Kurucu Başkanı ve Pakistan İstanbul Başkonsolosluğu Onursal Danışmanı Dr. Mian Waqar Badshah, tanıtımı gerçekleştirilen Kuantum İstihbarat 2071’in yalnızca akademik bir çalışma olmadığını belirterek, “Bu kıymetli eser, Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluğun, güvenin ve ortak vizyonun güçlü bir sembolüdür. İki ülkeden akademisyenlerin bir araya gelerek ortak bir fikir ve perspektif üretmesi ve bunu kalıcı bir projeye dönüştürmesi son derece anlamlı ve değerlidir. Çalışma; savunma, strateji, siyaset, toplum ve gelecek vizyonu gibi pek çok önemli başlığı ele alarak iki ülke arasındaki iş birliğinin yalnızca bugününü değil, yarınını da şekillendirecek bir düşünsel zemin sunmaktadır” dedi.

Khawaja Khurram Naeem: “Yaşasın Pakistan-Türkiye Dostluğu!”
Badshah’ın ardından konuşan Pakistan İstanbul Başkonsolosu Khawaja Khurram Naeem, Quantum Intelligence 2071’in yalnızca bugünü anlamaya yönelik bir analiz sunmakla kalmadığını vurgulayarak, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bu çalışma, insanlığın geleceğini şekillendirecek teknolojilere hangi bilinçle, etik ilkelerle ve değerlerle yaklaşılması gerektiğine dair güçlü ve yol gösterici bir perspektif ortaya koymaktadır. Bu yönüyle eser hem akademik çevreler hem de stratejik karar alıcılar için saygın ve güvenilir bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır. Türkiye ve Pakistan tarafından ortaklaşa üretilen bilimsel ve entelektüel çalışmaların, bölgemiz ve dünya barışı için güçlü bir referans noktası oluşturacağına inanıyoruz. Bu vesileyle, iki ülke arasındaki dostluğun bilim, teknoloji ve insanlığın yararına hizmet eden girişimler yoluyla daha da güçlenmesini temenni ediyorum. Yaşasın Pakistan–Türkiye dostluğu!”

Prof. Dr. Ramazan Biçer: “Bilim Paylaşıldıkça Büyür, Gelecek Birlikte İnşa Edildiğinde Anlam Kazanır”
Programın kapanış konuşmasını yapan Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Biçer, etkinlikte yalnızca bir kitap tanıtımına değil; bilimin, düşüncenin ve geleceğe dair ortak bir vizyonun şekillendiği anlamlı bir buluşmaya tanıklık edildiğini belirterek, “Burada oluşan bilimsel sinerjinin, Türkiye ile dost ve kardeş ülkeler arasında yeni araştırma projelerine ve kalıcı akademik iş birliklerine öncülük edeceğine inanıyoruz. Bilim, paylaşıldıkça büyüyen bir değerdir; gelecek ise birlikte inşa edildiğinde anlam kazanır. Bugün burada kurulan bilimsel diyaloğun, ilerleyen dönemde çok daha güçlü projelere ve insanlık yararına üretilecek çalışmalara zemin hazırlayacağına yürekten inanıyorum. Bu anlamlı organizasyonun gerçekleşmesine katkı sunan ve emeği geçen herkese içten teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Etkinliğe; Pakistan İstanbul Başkonsolosu Khawaja Khurram Naeem, Cumhuriyet Savcısı Yusuf Çakar, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Hüseyin Can, Eyüpsultan Kaymakamı Dr. Arslan Yurt, Pakistan Türkiye Dostluk Derneği Kurucu Başkanı ve Pakistan İstanbul Başkonsolosluğu Onursal Danışmanı Dr. Mian Waqar Badshah, Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilciliği adına Muhammed Mustafa Şimşek, STM Savunma Teknolojileri Kıdemli Mühendisi Reha Biçer, Sanatçı Ahmet Şafak ve basın mensupları katıldı.
World Media Group (WMG) Haber Servisi
Teknoloji
Teknoloji
Teknoloji