Lisans Mezunlarının Yüzde 43,3’ü Alanı Dışında Çalışıyor

Kolay İK CEO’su Çağlar Yalı: “Meslekle erken tanışmak diploma-kariyer uyumunu artırabilir”

TÜİK verilerine göre lisans mezunlarının %43,3’ü öğrenim gördüğü alanın dışında kalan bir meslek grubunda çalışıyor. Kolay İK CEO’su Çağlar Yalı, gençlerin üniversite yıllarında mesleklerinin gerçek çalışma koşullarını görmelerinin diploma-kariyer uyumunu güçlendirebileceğini belirterek, “Stajı birkaç haftalık zorunlu uygulamanın ötesine taşıyan, öğrenciyi gerçek projelere, ekiplere ve iş süreçlerine dahil eden şirketler, gençlerin mesleklerini daha yakından tanımasına katkı sağlıyor. Böylece öğrenciler hangi alanda ilerlemek istediklerini daha erken görürken şirketler de gelecekte ihtiyaç duyacakları yeteneklerle üniversite yıllarında tanışabiliyor” dedi.

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih dönemi 10 Ağustos’ta sona erdi. Üniversite adayları yerleştirme sonuçlarını beklerken tercih ettikleri bölümlerin staj, mezuniyet sonrası iş olanakları, kariyer gelişimi ve ücret düzeyini de şimdiden değerlendiriyor. Ancak TÜİK’in 2025 yılı Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri, alınan eğitim ile yapılan iş arasındaki uyumun sınırlı kaldığını gösteriyor. Buna göre ücretli çalışan (SGK 4/A) lisans mezunlarının %43,3’ü, ön lisans mezunlarının ise %49,2’si öğrenim gördükleri alanın dışında bir işte çalışıyor. Eurostat’ın açıkladığı 2024 verilerinde ise AB’de yükseköğretim mezunu olan 34 yaş altı grupta bu oran %31,9 seviyesinde. Öte yandan yine TÜİK verilerine göre diploma-kariyer uyumunun en yüksek olduğu üç alan sağlık ve refah (%80,4), iş, yönetim ve hukuk (%79,6) ve eğitim (%64,8) olarak sıralanırken en düşük olduğu alan %7,8 ile sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon. İşe alımdan başlayarak tüm insan kaynakları süreçlerini uçtan uca yönetmeyi sağlayan Kolay İK’nın CEO’su Çağlar Yalı, diploma-kariyer uyumuna yönelik olarak gençlere ve şirketlere önerilerde bulundu.

“Şirketlerin gençlerden beklediği yetkinlikler dönüşüyor”

Gençlerin mezun olmayı beklemeden meslekleriyle tanışması gerektiğini söyleyen Yalı, “Günümüzde meslekler çok hızlı değişiyor. Yapay zeka bunun en görünür örneği ama değişim yalnızca bununla sınırlı değil. Şirketler artık alan bilgisinin yanında veriyi okuyabilen, yeni araçları kullanabilen, problem çözebilen, farklı ekiplerle çalışabilen ve öğrenmeye açık profiller arıyor. Bu nedenle üniversite yılları boyunca alan bilgisi edinirken staj, proje ve iş deneyimiyle mesleğin günlük pratiğini görmek çok değerli. Eğitim güçlü bir temel sunuyor ancak diploma-kariyer uyumunu artırmak için bu temeli deneyim ve sürekli gelişimle beslemek gerekiyor” dedi.

“Şirketler gençlere ‘gerçek’ işi göstermeli”

Şirketlerin bu süreçteki rolüne de değinen Yalı şöyle devam etti: “Genç yetenekle ilişkiyi yalnızca işe alım döneminde kurmak artık geç kalmak anlamına geliyor. Bu ilişkiyi üniversite yıllarında kurmanın en etkili yolu ise staj programları. Ancak bir staj programının değeri, süresinden çok stajyere ne kadar gerçek deneyim kazandırdığıyla ölçülmeli. Bir projeye dahil olmak, sorumluluk almak, ekip içinde çalışmak ve yaptığı iş hakkında geri bildirim almak öğrencinin mesleği çok daha doğru tanımasını sağlıyor. Şirketler açısından da bu dönem, gençlerin güçlü yönlerini ve çalışma biçimlerini yakından görmek, gelecekte ihtiyaç duyacakları yetenekleri daha erken tanımak ve bu yeteneklerin gelişimine katkı sağlamak için önemli bir fırsat.”