Meme Kanserinde Erken Tanı

“Meme Kanseri Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri” projesinin dördüncü buluşması Van'da gerçekleşti.

 

 

 

Meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekmek ve toplumda tarama farkındalığını artırmak amacıyla, Roche İlaç Türkiye'nin sponsorluğuyla Türk Cerrahi Derneği tarafından düzenlenen “Meme Kanseri Erken Tanı Farkındalık Eğitimleri Projesi”nin dördüncü halk farkındalığı eğitimi, Van'da gerçekleştirildi. Programda; meme kanseri konusunda toplumun bilinç düzeyini artırmaya yönelik bilgiler paylaşılırken, erken tanı, korunma yaklaşımları ve tarama farkındalığına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
 
Meme kanseri, dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer almaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre meme kanserine bağlı ölümlerin azaltılmasında erken tanı ve zamanında tedavi kritik öneme sahip.Toplumun doğru bilgiye erişiminin artırılması, belirtiler konusunda farkındalık oluşturulması ve tarama programlarına düzenli ve erken katılımın desteklenmesi, meme kanserinin erken evrede tespit edilmesinde önemli bir rol oynuyor. Bu nedenle toplum temelli eğitim çalışmaları, meme kanseriyle mücadelede önemli araçlardan biri olarak öne çıkıyor.

Bu doğrultuda, Roche İlaç Türkiye'nin sponsorluğuyla Türk Cerrahi Derneği tarafından düzenlenen “Meme Kanseri Erken Tanı Farkındalık Eğitim Programı”nın dördüncü halk farkındalığı etkinliği, Van İl Sağlık Müdürlüğünün katkılarıyla 26 Haziran'da Van Uygulama Oteli'nde gerçekleştirildi. Program kapsamında meme kanseri hakkında temel bilgiler, risk faktörleri, erken belirtiler, korunma yaklaşımları, Van'daki tarama çalışmaları ve farkındalığın artırılmasına yönelik öneriler katılımcılarla paylaşıldı.
Etkinliğe Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Öğretim Üyesi Dr. Remzi Kızıltan, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Serhat Binici, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Yasin Sezgin, Van İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Emine Gülçin Ay ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Derya Karadeniz Sir katıldı.

“Farkındalığın güçlenmesi erken tanıyı destekliyor”
Açılış konuşmasında değerlendirmelerde bulunan Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim ÜyesiProf. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak ise meme kanserinde farkındalık çalışmalarının önemine vurgu yaparak: “Meme kanserinde farkındalığın artırılması, kadınların kendi sağlıklarıyla ilgili daha bilinçli adımlar atmasını destekliyor. Erken tanının yaygınlaşmasında yalnızca sağlık hizmetlerine erişim değil, doğru bilgiye zamanında ulaşılması da önemli bir rol oynuyor. Toplumun farklı kesimlerine ulaşan eğitim çalışmaları, meme kanseri konusunda bilinç düzeyinin güçlenmesine ve tarama farkındalığının artırılmasına katkı sağlıyor.” dedi.

“Farkındalık çalışmaları koruyucu sağlık hizmetlerini destekliyor”
Meme kanseriyle mücadelede koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çeken Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun şunları söyledi: “Toplum sağlığının korunmasında farkındalık çalışmaları önemli bir yere sahip. Bireylerin meme kanseri belirtileri, tarama programları ve erken tanının önemi konusunda bilinçlenmesi, sağlık hizmetlerinden daha etkin şekilde yararlanmalarını destekleyebiliyor. Bu nedenle toplumun doğru bilgiye erişimini destekleyen ve koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirmeyi hedefleyen çalışmaları son derece değerli buluyoruz.”

“Meme kanseri yükünü azaltmanın yolu farkındalıktan geçiyor”
Meme kanseri risk faktörleri hakkında bilgi veren Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Öğretim Üyesi Dr. Remzi Kızıltan, “Meme kanseri dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanserlerden biri olmaya devam ediyor.¹ Hastalık yükünün azaltılmasında tedavi olanakları ile birlikte, erken tanı, risk faktörlerinin bilinmesi ve koruyucu sağlık yaklaşımlarının yaygınlaştırılması da büyük önem taşıyor. Toplumun doğru bilgiyle buluşması bu açıdan kritik bir rol üstleniyor.” şeklinde konuştu.

“Belirtilerin erken fark edilmesi tanı sürecini hızlandırabiliyor”
Meme kanserinin belirti ve bulgularına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Serhat Binici şunları söyledi: “Meme kanserinde bazı belirtilerin erken dönemde fark edilmesi, kişilerin sağlık kuruluşlarına zamanında başvurmasına katkı sağlayabiliyor. Bu nedenle kadınların kendi bedenlerini tanımaları, olağan dışı değişiklikleri fark etmeleri ve düzenli kontrollerini ihmal etmemeleri büyük önem taşıyor.”

“Farkındalık, sağlık süreçlerinde aktif rol almayı destekliyor”
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Dr. Yasin Sezgin ise meme kanseri riskini azaltmaya yönelik değerlendirmelerinde şu ifadeleri kullandı: “Risk faktörleri konusunda farkındalık sahibi olmak, bireylerin kendi sağlıklarını daha yakından takip etmelerini destekliyor. Düzenli sağlık kontrolleri, kişinin kendi vücudundaki değişiklikleri fark edebilmesi ve sağlıkla ilgili bilinç düzeyinin artması, sağlık süreçlerine daha proaktif yaklaşılmasına katkı sağlayabiliyor. Toplumda bu bilincin güçlenmesi ise koruyucu sağlık yaklaşımını destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.”

“Bölgesel ihtiyaçları gözeten çalışmalar fark yaratabiliyor”
Van'daki mevcut durum ve bölgesel ihtiyaçlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Van İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Emine Gülçin Ay şunları söyledi: “Toplumun ihtiyaçlarını ve bölgesel dinamikleri dikkate alan farkındalık çalışmaları, meme kanseriyle mücadelede önemli bir rol oynuyor. Her bölgenin sağlık hizmetlerine erişim, bilgi düzeyi ve tarama alışkanlıkları açısından farklı ihtiyaçları bulunabiliyor. Bu nedenle yerel ihtiyaçlara uygun şekilde yürütülen bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları, tarama farkındalığının güçlenmesine ve daha fazla kişinin tarama hizmetlerine yönelmesine katkı sağlayabiliyor.”

“Tarama programlarına katılımı artırmak için çok paydaşlı iş birliği gerekiyor”
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Derya Karadeniz Sir ise şu açıklamada bulundu: “Tarama programlarının başarısı, sağlık kurumları ile birlikte yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının, özel sektörün ve sağlık profesyonellerinin ortak çabalarıyla güçleniyor. Özellikle bölgesel ihtiyaçları ve yerel dinamikleri dikkate alan iş birlikleri, tarama programlarının daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayabiliyor. Toplumun ihtiyaçlarını merkeze alan, erişimi kolaylaştıran ve farkındalığı artıran çalışmalar sayesinde daha fazla kişinin tarama programlarına katılımı teşvik edilebilir.”