ODTÜ'de "Sahte Bayrak" Operasyonu

Ümit Özdağ ve İstiklal Kadınları Hareketi işbirliği: ODTÜ’de Türk bayrağına saldırı mı oldu?

Ümit Özdağ ve İstiklal Kadınları Hareketi işbirliği: ODTÜ’de Türk bayrağına saldırı mı oldu?

Uzun süredir halkın hak arama eylemlerinin hepsinde beliren Ümit Özdağ destekli provokasyon grupları, dün de ODTÜ Devrim Yürüyüşü’nde sahneye çıktı. AKP iktidarı ne zaman sıkışsa devreye sokulan bu gruplar, dün hem yalan hem de provokasyon üzerine kurulu bir operasyona imza attı. Yine AKP’nin elini rahatlatmak adına…

Öncelikle Ümit Özdağ ve Zafer Partisi’yle başlayalım.

AKP iktidarının sıkıştığı tüm uğraklarda “zekice” kurgulanmış provokasyonlarla sahne aldılar hep.

Göçmen başlığında da, seçimlerde de, MHP operasyonunda da, çözüm sürecinde de…

İktidarın tepkilerin yönünü değiştireceği ya da “gazını alacağı” tüm uğraklarda Özdağ kendisine verilen rolü son derece başarılı şekilde hayata geçirdi.

Son olarak AKP’nin ne yaparsa yapsın bir türlü tutunamadığı ODTÜ’de devreye sokulmalarının nedeni de bu gibi görünüyor.

Arkadaşlarının 'istihbarat artığı' ilan ettiği bir tuhaf figür
Yıllarca aynı çatıda birlikte yer aldığı isimler tarafından pek de sevilmeyen bir ülkücüyle karşı karşıyayız.

Birçok ülkücü kadro gibi o da “ajan” sıfatını yıllardır üzerinde taşıyor, hakkını da veriyor.

Bahçeli’nin “O bir CIA ve MOSSAD ajanıdır” dediği bir isim Özdağ. Bir diğer eski yol arkadaşı Semih Yalçın tarafından “Ümit Özdağ, meşrebi bulanık bir istihbaratçı artığıdır” şeklinde tanımlanıyor.

Bu da yetmiyor, MHP’nin bölünmesi sürecinde görevin Fethullahçılar tarafından Özdağ’a verildiğini söylüyor Yalçın.

Bunlar onun hakkında arkadaşlarının gündeme getirdiği iddiaların çok küçük bir bölümü.

Sonuç olarak her dönem düzenin hizmetinde, onların çizdiği rol ve istikametin gereğini yerine getiren bir isimden söz ediyoruz.

Bahçeli’nin yol arkadaşıyken de MHP’den ayrılıp Akşener’le parti kurarken de “Zafer” projesini hayata geçirirken de…

Provokasyon en iyi bildikleri şey
Doruk Maden işçileri direnirken açlık grevindeki işçilerin yakınında pizza yedikleri için gündem oldular, sonra bunu “gelire” tahvil ettiler, bir pizza şirketinin reklamını yapıverdiler, yüzleri kızarmadan.

İstiklal Kadınları Hareketi’nden söz ediyoruz.

Nerede bir hak arama eylemi varsa, orada “bitmeye” başladılar, mücadele edenlerin safında değil, iktidarın değirmenine, düzenin değirmenine su taşımak adına. Tam da onlardan beklendiği üzere.

“Zekice” olduğunu düşündükleri provokasyon adımları bir sağduyuyla püskürtüldükçe daha da ötesini denediler.

Son olarak TKP’nin 1 Mayıs için çağrı yaptığı mitingde bir provokasyon girişiminde bulundular ama bu da tutmadı. Miting meydanında yüzlerce Türk bayrağı olmasına rağmen “Türk bayrağına tahammül edemediler” gibi çocukça yalanları yayma girişimleri ortada kaldı.

Tüm bunların ardından Ümit Özdağ ve partisiyle birlikte hareket eden bu grup, dün ODTÜ’de bir grup faşisti de yanlarına alıp yeni bir provokasyon denediler.

Sanatçıları, öğrencileri, yurtseverleri, cumhuriyetçileri hedef alıp, ODTÜ’yü AKP’ye teslim etmeyi amaçlayan yeni bir provokasyon adımı attılar.

Bu son adımları, “bayrağa saldırdılar” yalanıyla sosyal medyada bir ölçüde de olsun karşılık bulmayı başardı.

Ancak dün ODTÜ’de olan, Devrim Stadyumu’nda olan binlerce kişi alanda çok sayıda Türk bayrağı olduğunu da, bayrağa kimsenin dokunmaya cüret edemeyeceğini de çok iyi biliyor. Buna rağmen bu yalanı dolaşıma sokmaya devam ettiler, örgütlü bir sosyal medya operasyonuyla da bu yalanı güçlendirdiler.

Belli ki “ajan” damgalı bu ekip, yeni bir operasyon için talimat almış, onu yerine getirmeye çalışıyor. Bunu da kendilerine yakışan şekilde, paraya çevirmeyi ihmal etmeyerek yapıyorlar, IBAN vererek…

Kaynak : Sol Haber