Okullarda artan şiddet olayları

Okullarda artan şiddet olayları: “Çözüm daha fazla güvenlik değil, çocuk haklarını güvence altına almak”

 

 

 

Son haftalarda okullarda yaşanan şiddet olayları, güvenlik önlemleri ve cezai yaptırımlar üzerinden tartışılırken, Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı sorunun esasen çocukların eğitim, korunma ve psikososyal destek haklarına erişememesinden kaynaklanan yapısal bir mesele olduğuna dikkat çekiyor. Vakıf, çocukların suç ile ilişkilenmesini önlemenin yolunun daha fazla güvenlik değil; hak temelli, önleyici ve çocuk merkezli politikaların güçlendirilmesinden geçtiğini vurguluyor. 

Türkiye'de devlet okullarında yaşanan ve ölümle sonuçlanan şiddet olayları, kamuoyunda derin bir endişe yaratırken eğitimde güvenlik, çocukların korunması ve suça sürüklenme süreçleri yeniden gündemin ön sıralarına taşındı. Ancak tartışmalar çoğu zaman yalnızca cezai yaptırımların artırılmasına odaklanıyor.  

Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, bu yaklaşımın sorunun kök nedenlerini görünmez kılma riski taşıdığına dikkat çekerek, çocukların suç ile ilişkilenmesini önlemek için hak temelli ve önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.  

“Bu olaylar münferit değil, yapısal” 

Son dönemde yaşanan okul saldırıları kamuoyunda “istisnai” vakalar olarak ele alınsa da uzmanlar bu tür olayların arkasında yapısal sorunlar bulunduğuna işaret ediyor. Çocukların suç ile ilişkilenmesi; eğitimden kopuş, ekonomik zorunluluklar, psikososyal destek eksikliği ve ihmal-istismar gibi bir dizi hak ihlalinin sonucu olarak ortaya çıkıyor. 

Veriler çok net konuşuyor 

Küresel verilere göre çocuklar, cinayet şüphelilerinin yaklaşık %5'ini oluştururken, Türkiye'de bu oran çok daha düşük seviyelerde seyrediyor. 

2025 Yılı Adalet İstatistikleri'ne göre; çocukların fail olduğu “hayata karşı suçlar” tüm dosyalar içinde yalnızca %0,0074. Bu oran, binde birin dahi altında. Bu tablo, çocukların karıştığı ağır suçların son derece sınırlı olduğunu; ancak bu vakaların kamuoyu algısı ve politika tepkilerinde orantısız bir etki yarattığını gösteriyor. 

Öte yandan okullarda rehberlik ve psikososyal destek kapasitesi sınırlı: 

Bu tablo, sistemin riskleri erken tespit etme ve çocukları destekleme kapasitesinin zayıf olduğunu gösteriyor. 

Eğitimden kopuş riski büyütüyor 

Meclis Araştırma Komisyonu kapsamında uzmanlar tarafından çocuk mahpuslar ile yapılan çalışma, çocukların büyük bölümünün hapishaneye girmeden önce eğitim sisteminden koptuğunu ortaya koyuyor: 

TÜİK verilerine göre, Türkiye genelinde ise 15–17 yaş grubunda işgücüne katılım oranı %24,9. Aynı dönemde 57 binden1 fazla öğrenci örgün eğitim dışına yönlendirilmiş durumda. 

Bu veriler, okulun yalnızca bir eğitim alanı değil, aynı zamanda çocuklar için koruyucu bir mekanizma olduğunu açıkça ortaya koyuyor. 

Eğitim sistemi riskleri erken tespit edemiyor 

Okullarda rehberlik ve psikososyal destek hizmetlerinin yetersizliği, çocukların yaşadığı risklerin erken aşamada fark edilmesini zorlaştırıyor. 

Bu tablo, çocukların ihtiyaç duyduğu destek mekanizmalarının sistem içinde yeterince önceliklendirilmediğini gösteriyor. 

Güvenlik önlemleri tek başına çözüm değil 

Okullarda güvenlik önlemleri artırılmış olmasına rağmen şiddet olaylarının devam etmesi, sorunun yalnızca güvenlik açığıyla açıklanamayacağını ortaya koyuyor. 

Vakıf, çözümün daha fazla güvenlik önlemi değil; çocukların haklarına erişimini güçlendiren, onları destekleyen ve riskleri erken aşamada önleyen bir sistem olduğunu vurguluyor. 

Çocukların işaret ettiği çözüm: “Okula gitseydim…” 

Meclis Komisyonunun görevlendirdiği uzmanların gerçekleştirdiği araştırma kapsamında çocuk mahpuslarla yapılan görüşmelerde en sık dile getirilen ifadelerden biri: 

“Okula gitseydim…” 

Bu ifade, çocukların suça sürüklenmesini önlemede eğitimin, destek mekanizmalarının ve görülmenin ne kadar kritik olduğunu açıkça ortaya koyuyor. 

Kısır döngü: Hak ihlali → Suça sürüklenme → Daha ağır ihlaller 

Vakıf, çocukların karşı karşıya kaldığı süreci şu şekilde tanımlıyor: 

Hak ihlali → Korunamama → Suça sürüklenme → Daha ağır hak ihlalleri → Yeniden suç ile ilişkilenme 

Bu döngü kırılmadıkça ne suç oranlarının ne de şiddetin azalmasının mümkün olmadığı vurgulanıyor. 

Çözüm: Önleyici, hak temelli ve çocuk odaklı politikalar 

Vakıf tüm bu veriler doğrultusunda, çözüm için şu adımların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor: 

Bu çerçevede Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, farklı sivil toplum örgütlerinin görüşlerini de alarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Araştırma Komisyonu raporuna katkı sunmak amacıyla çocuk adalet sistemine yönelik kapsamlı politika önerileri geliştirdi. Önleme, koruma ve çocukların toplumla yeniden bütünleşmesini merkeze alan bu önerilere aşağıdaki bağlantı üzerinden erişilebilir: https://drive.google.com/file/d/179zAY6qTLirYnw4Hx0j-jF0edIvbNtJl/view?usp=drivesdk  

Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı    

Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, çocuk adalet sistemindeki ve risk altındaki çocukların yüksek yararını koruyarak, hiçbir çocuğun özgürlüğünden yoksun bırakılmadığı bir topluma erişmek için çalışmalar yürütmektedir. Bu doğrultuda, çocuklara yönelik önleyici ve koruyucu modeller geliştirmekte; ilgili kurumların çocuklar lehine güçlenmesine katkı sunmakta ve savunuculuk yoluyla Türkiye'de çocuk adalet sisteminin gelişen uluslararası çocuk hakları standartlarına ulaşmasına destek olmaktadır. www.tcyov.org