Özdağ'dan Eğitim Açıklaması
Prof. Dr. Ümit Özdağ, Hürriyetçi Sendikalar Konfederasyonu Genel Merkezi’ne gerçekleştirdiği ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Sayın Başkana ve değerli başkanlara nazik davetleri için teşekkür ediyorum. Hem Ankara'da hem de yurdun değişik yerlerinde yapmış olduğumuz ziyaretlerde sendikanın şubelerini ziyaret etme ve görüş alışverişinde bulunma fırsatımız olmuştu. Bugün de konfederasyonun genel merkezini ziyaret ettik ve Türkiye'nin içinden geçtiği süreçle ilgili istişarelerde bulunduk.
Tabii ki eğitim yılı yaklaşıyor, okullar açılacak ve Sayın Başkan ısrarla Milli Eğitim Bakanı demesine rağmen bu konuda ayrıştığımızı görüyorum. ‘Milli Eğitimsizlik Bakanı’ esasen karşımızda olan sayın bakan. Çünkü bu zat ne yazık ki ne milli bir çizgiyi temsil ediyor ne de eğitim çizgisini temsil ediyor. Döneminde eğitimin nasıl aşağıya doğru indiğini ve milli çizginin nasıl terk edildiğini görüyoruz. Bunun en somut göstergelerinden birisi hiç şüphesiz İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı kavramlarını müfredattan çıkarmış olmasıdır. Kurtuluş Savaşı'nı Osmanlı'dan kurtulmak olarak yorumlayacak kadar gayri milli bir cehaletle karşı karşıyayız. İnanılır gibi değil.
Bu cumhuriyeti kuran kadrolar Osmanlı yıkılmasın diye hayatlarının önemli bir bölümünü cephede geçirmiş, birçok arkadaşlarını şehit vermiş, gaziler vermiş bir neslin temsilcileridir. Özetle Kurtuluş Savaşı'nı, İstiklal Harbi'ni gerçekleştiren kadro, biz Kurtuluş Savaşı yapalım diye hayata başlamış değil. Bunu bir zorunluluk olarak gerçekleştirmek zorunda kalmış insanlardır. Mustafa Kemal 1917'de bile Osmanlı Devleti'nin yıkılmaktan kurtulmak için tek taraflı olarak savaştan çekilmesi görüşünü İttihat ve Terakki genel merkezine anlatan bir Türk generalidir. Bütün bunları bilmeyen ve Atatürk'e gizli ve açık düşmanlıkla bakan bir zihniyetin bakan olması durumunda ortaya çıkan sonuç da Kurtuluş Savaşı'nın Osmanlı'dan kurtulmak olduğunu düşünmek oluyor. Allah çocuklarımızı ve çocuklarımızın geleceğini bu bakandan ve bu bakanın zihniyetinden korusun.
Biz Zafer Partisi olarak bütün öğretmenlere çağrıda bulunduk, bulunuyoruz ve bulunmaya devam edeceğiz. İstiklal Harbi kavramını, Kurtuluş Savaşı kavramını öğrencilere lütfen öğretmeye devam edin. Milli mücadele de bu sürecin önemli, vazgeçilmez bir aşamasıdır. Bunları birbirlerine alternatif olarak kullanmaya kalkmak gayri milliliğin, bilim dışının ve cehaletin göstergesinden başka bir şey değil değildir ve Türkiye'nin yükselmesi muhakkak ekonomik kalkınmayla oluşacaktır. Ekonomik kalkınmanın ise iki temel ayağı vardır. Adalet ve kaliteli bir eğitim. Bugün ne yazık ki ne adalet var ne de kaliteli bir eğitim var.
Bütün bunları değerlendirirken Sayın Başkan ve arkadaşlarıyla aynı zamanda benim de geçen hafta değindiğim Çerçeve Yasa’nın okullarda okutulması gibi gereksiz bir talimatın verildiğini gördük. Bunu yaparak neye ulaşmak istiyorsunuz? Neyin propagandasını öğrencilere, öğretmenlere yaptırmayı düşünüyorsunuz? Milli Eğitim Bakanlığı personeli ve zihniyeti çok merak ediyoruz. Sayın Başkan'ın sormuş olduğu somut soruya ne cevap vereceksiniz? Ya sınıfta şehit ve gazi yakınları varsa? Ki olması büyük bir ihtimal bu çocuklara PKK'lıların affını, babalarının katillerinin akrabalarının katillerinin affını nasıl haklı gerekçelerle anlatacaksınız?
Özetle bütün bu konular bugünkü görüşmemizde gündemdeydi. Biz görüşmeden parti olarak çok faydalandık. Önümüzdeki süreçte Sayın Başkan'la ve arkadaşlarıyla istişarelere ve faydalanmaya devam edeceğiz inşallah.”