PwC Türkiye Enerji Raporu Açıklandı

PwC Türkiye, 18. ‘Türkiye Enerji Sektöründe Birleşme ve Satın Almalar Raporu’nun sonuçlarını açıkladı Enerji sektöründe küresel birleşme ve satın alma hareketliliği, uzun bir aradan sonra Türkiye’ye yansıdı Rapora göre, Türkiye'de enerji sektöründeki birleşme ve satın alma işlemlerinde 2022 yılından beri devam eden ivme kaybı 2025 yılında yerini toparlanmaya bıraktı. 2025 yılında kamuya açıklanan 38 işlemin tahmini toplam değeri, 2024 yılına kıyasla üç kat artış göstererek 3 milyar ABD dolarına ulaştı.

 

 

 

PwC Türkiye, Türkiye enerji sektöründeki birleşme ve satın alma işlemlerinin yanı sıra en güncel sektör trendlerinin kapsamlı bir analizini içeren Enerji Sektöründe Birleşme ve Satın Almalar Raporu’nun 18.’sini yayınladı.

Rapora göre; ABD’nin korumacı ticaret politikaları, AB ülkelerindeki siyasi istikrar sorunu, devam eden savaşlar, artan savunma sanayii harcamaları, insani krizler, global tedarik zinciri üzerindeki baskılar, yapay zekanın beraberinde getirdiği belirsizlikler, geçim sıkıntısı, derinleşen iklim krizi ve proje finansmanında zorluklar, 2025'te dünya ekonomisinin direncini test eden başlıca etkenler oldu.

Buna karşılık, küresel enerji piyasalarında birleşme ve satın alma işlemlerinde 2024’te başlayan temkinli toparlanma, 2025’te de tedarik zinciri direncinin artırılması, teknolojik kapasitenin güçlendirilmesi, veri merkezlerinin artan enerji talebinin karşılanması, enerji dönüşümü, portföy çeşitliliğinin artırılması, ana iş kollarına odaklanma, operasyonel verimlilik, borç yükünün azaltılması ve yeni yatırımlar için finansman yaratma hedefleri çerçevesinde yapılan işlemlerle güçlü bir şekilde devam etti.

Temkinli yaklaşım sürüyor

PwC Türkiye Şirket Birleşme ve Satın Alma İşlemleri Lideri Engin Alioğlu, rapora ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Türkiye enerji piyasasındaki birleşme ve satın alma işlemlerinde 2025 yılında makroekonomik belirsizliklere ve bölgedeki siyasi istikrarsızlığa rağmen yaşanan toparlanmayı çok önemli buluyoruz. Ancak, PwC Türkiye olarak 18. kez gerçekleştirdiğimiz bu araştırmanın ortaya koyduğu tablo itibariyle, bu toparlanmayı sürdürülebilir kılmak ve piyasadaki yatırım cazibesini artırmak için atılacak adımların politika yapıcıların önceliği olması gerektiğinin bir kez daha vurgulamak istiyoruz.

Son yıllarda özellikle yenilenebilir enerji piyasasıyla ilgilenen yatırımcı profilinde önemli değişiklikler görüyoruz. Artık daha iyi planlanmış stratejilerle yatay ve dikey entegrasyonunun öne çıktığı bu olgunluk döneminde birleşme ve satın alma işlemlerinin sektöre ilk girişten daha ziyade mevcut portföyleri büyütmek amacıyla gerçekleştiğini gözlemliyoruz. Öte yandan, sanayi şirketlerinin elektrik maliyetlerini kontrol stratejileri doğrultusunda enerji piyasasındaki satın alma işlemlerinde daha aktif hale gelmesini bekliyoruz.

Türkiye’de enerji piyasasının potansiyeline ve bu potansiyelin doğru politikalar ve stratejik ortaklıklarla hayata geçirilebileceğine olan inancımızı koruyoruz. Ülkemizin küresel birleşme ve satın alma işlemlerindeki güçlü ortamdan hak ettiği payı alabilmesi için yatırımcılara öngörülebilir bir makroekonomik ortamın sağlanmasına, özellikle piyasa düzenlemeleri ve finansman cephesinde belirsizliklerin ortadan kalkmasına, enerji dönüşümünün gerektirdiği adımların her sektöre yayılmasına ve yeni cazibe noktalarına ihtiyaç var. COP 31’in 2026’da Türkiye’de düzenlenecek olmasının bu yöndeki çabalara ivme kazandırmasını umuyoruz.”

Türkiye enerji piyasasındaki birleşme ve satın alma işlemlerinde güçlü bir toparlanma yaşandı

Küresel ölçekte devam eden hareketliliğe paralel olarak, Türkiye enerji piyasasında da 2022’den bu yana devam eden yavaşlama 2025’te yerini güçlü bir toparlanmaya bıraktı.

Kamuya açıklanan 38 adet birleşme ve satın alma işleminin toplam tahmini değeri, 2024 yılına kıyasla üç kat artarak 3 milyar ABD dolarına ulaştı. Ortalama işlem değeri de %200 artarak 79 milyon ABD doları olarak gerçekleşti.

Rapora göre, uzun bir aradan sonra bazı büyük termik santrallerin satışı, halka arzlar öncesinde portföylere olan ilgiyi artırmak için atılan stratejik adımlar, sanayi şirketlerinin enerji maliyetlerini kontrol altına alma çabaları, doğalgaz dağıtım sektöründe devam eden konsolidasyon ve doğalgaz boru hatlarına olan ilgi bu performansın açıklayıcı unsurları arasında yer aldı.

Ayrıca, 2024’te tüm işlemler yerli yatırımcılar arasında gerçekleştirilmişken, 2025’te toplam tahmini işlem değerinin %42’si yabancı yatırımcıların alıcı tarafında yer aldığı işlemlerden oluştu.

Enerji altyapı sektöründeki işlemler arasında termik santral satışları ilk sırayı aldı

Raporda, Türkiye'nin toplam elektrik tüketiminin 2025 yılında bir önceki yıla göre %3 arttığı, toplam üretim kapasitesinin %5 oranına yükselerek 122 GW'a ulaştığı ve bu kapasitenin %62’sinin yenilenebilir enerji santrallerinden oluştuğuna dikkat çekildi.

2025 yılında enerji altyapı sektöründeki birleşme ve satın alma işlemlerinin toplam değeri içinde, termik santral satışlarından elde edilen gelirler başı çekti.

2024’te bu sektördeki toplam işlem değerinin çoğunluğunu oluşturan doğalgaz dağıtım alt segmentindeki konsolidasyon 2025 yılında da devam etti.

İşlemlerin geri kalanında 22 yenilenebilir enerji şirketi, iki elektrik ticareti şirketi, bir büyük hidroelektrik santrali ve bir çöpten elektrik üretme tesisinin hisseleri el değiştirdi.

Petrol ve doğalgaz sektöründe hareketli bir yıl yaşandı

Raporda, Türkiye'nin Ocak – Ekim 2025 döneminde toplam petrol ürünleri talebinin bir önceki yılın aynı dönemine göre %5 arttığı belirtilirken, toplam yıllık doğalgaz talebinin ise %15 artarak 60 milyar metreküpe (bcm) ulaştığı yönündeki piyasa tahminine de yer verildi.

2024’teki durgunluğun aksine, 2025 yılı petrol ve doğalgaz sektörlerinde satın alma ve birleşme işlemleri açısından hareketli bir yıl oldu.

TANAP’ta yapılan azınlık hissesi satışı tüm enerji sektöründeki en yüksek değerli işlem olurken, akaryakıt dağıtım, petrol ürünleri depolama ve ihrakiye segmentlerinde gerçekleşen işlemlerle ilgili detaylar da raporda yer aldı.

2026 ve sonrasında belirleyici olacak etkenler

Rapora göre 2026 ve sonrasında enerji sektöründeki birleşme ve satın alma faaliyetlerini etkileyebilecek hususlar şöyle sıralandı: