“2025 Siber Güvenlik Araştırması”

Altyapı yetersiz kalırken Türkiye'deki kurumların %65'i siber saldırıya uğruyor: yapay zeka ve stratejik platform yatırımları hayati çözüm olarak öne çıkıyor.

DORinsight tarafından Fortinet Türkiye için hazırlanan “2025 Siber Güvenlik Araştırması”, siber saldırıların Türkiye'deki kurumlar için günlük bir operasyonel gerçeklik haline geldiğini gösteriyor. Araştırmaya göre, kurumların %65,2'si geçtiğimiz yıl en az bir güvenlik ihlali yaşarken, %40,9'u mevcut savunma mekanizmalarının yetersiz olduğunu kabul ediyor. Bu tablo karşısında kurumlar; yapay zeka destekli güvenliğe, konsolide (bütünleşik) platformlara ve SASE, ZTNA, NDR ile SOAR gibi modern yaklaşımlara yöneliyor.

 
Ağ ve güvenliğin yakınsamasına öncülük eden küresel siber güvenlik lideri Fortinet, bugün DORinsight tarafından Fortinet Türkiye için gerçekleştirilen “2025 Türkiye Siber Güvenlik Araştırması” sonuçlarını yayınladı. Araştırma, iş dünyası için kritik bir dönüm noktasını ortaya koyuyor: Siber saldırılar artık yoğun ve günlük bir operasyonel gerçeklik haline gelmiş durumda. Tehdit aktörleri her geçen gün daha hızlı hareket ederken; birçok kurum yetersiz altyapı, ciddi uzmanlık/beceri açığı ve eskiyen sistemlerle mücadele ediyor. Kurumlar, siber dünyada avantajı yeniden ele geçirmek için rotalarını giderek daha fazla yapay zeka ve bütünleşik güvenlik platformları tarafından desteklenen stratejik dönüşümlere çeviriyor.
 
Perakende, lojistik/taşımacılık, üretim ve kamu başta olmak üzere Türkiye genelinde kritik altyapıları yöneten kurumlar, karmaşık siber güvenlik zorluklarıyla karşı karşıya kalıyor. Fortinet araştırmasından elde edilen veriler, işletmeleri ciddi risklere maruz bırakan bazı sistemsel zafiyetlerin altını çiziyor:

 
Bu zorlukların ciddiyetini değerlendiren Fortinet Bölge Direktörü Arzu Akkaya şunları söyledi: “Bugün siber suçlar, son derece organize bir 'büyük sektöre' dönüşmüş durumda. Tehdit aktörleri; savunma tarafının geleneksel avantajlarını sarsmak için artık otomasyonu, ticarileşmiş araçları ve yapay zekayı sistemli bir şekilde kullanıyor. Saldırganlar daha hızlı ve daha verimli hareket ederken, kurumların sadece duruma ayak uydurması yetmez; dönüşmesi ve adapte olması gerekir. Siber tehdit seviyeleri artmaya devam ederken ve siber güvenlik altyapılarının olgunluk seviyesi bunun gerisinde kalırken, kurumların %40,9'unun mevcut önlemlerini hala yetersiz görmesi düşündürücüdür.”
 
Çözüm: Yapay Zeka, Bütünleşik Platformlar ve İş Gücünün Güçlendirilmesi
Bu katlanarak büyüyen sorunları çözmek adına kurumlar, stratejilerini reaktif (tepki veren) önlemlerden proaktif (öngörülü) ve akıllı savunma mekanizmalarına doğru kaydırıyor. Araştırma, yapay zekaya doğru kitlesel bir stratejik yönelim olduğunu vurguluyor:

 
İleri görüşlü kurumların, yapay zekanın da ötesine geçerek eskiyen sistemlerini entegre mimarilerle modernize etmesi ve tehdit tespitini, olaylara müdahaleyi ve güvenlik yönetimini görünürlüğü artıran tek bir merkezi sistemde toplayan bir platform yaklaşımı benimsemesi gerekiyor. Bu çerçevede; Güvenli Erişim Hizmeti Çeperi (SASE), Sıfır Güven Ağ Erişimi (ZTNA), Ağ Tespit ve Müdahale (NDR) ile Güvenlik Orkestrasyonu, Otomasyonu ve Müdahalesi (SOAR) gibi çözümler büyük önem taşıyor. Bu teknolojiler, IT (Bilgi Teknolojileri) ve OT (Operasyonel Teknoloji) arasındaki riskli boşluğu kapatarak tüm ağ genelinde güvenli, mevzuata uyumlu ve görünür operasyonlar sağlıyor.
 
Bununla birlikte, teknoloji insan direnciyle desteklenmek zorunda. Bütünsel bir yaklaşımın gerekliliğini vurgulayan Akkaya, sözlerini şöyle tamamladı: “Yapay zeka, SASE ve NDR gibi gelişmiş teknolojilere yatırım yapmak kritik öneme sahip olsa da teknoloji tek başına sihirli bir değnek değildir. Dayanıklı bir 'insan siber duvarı' inşa etmek için sürekli güvenlik farkındalığı, eğitim ve beceri geliştirme süreçleri hayatiyetini koruyor. Ayrıca, yapay zeka destekli konsolide bir platform yaklaşımının benimsenmesi, aşırı yük altında çalışan siber güvenlik operasyon ekiplerimizin üzerindeki muazzam baskıyı hafifletebilir. Tehdit tespiti ve müdahalesini otomatize ederek, bu ekiplerin sadece günlük yangınları söndürmek yerine stratejik dayanıklılığa ve uyumluluğa odaklanmalarına olanak tanıyoruz.”
 
Türkiye'deki yasal düzenleme süreçleri sıkılaşmaya devam ederken ve IT ile OT dünyalarının yakınsaması yeni fiziksel riskleri beraberinde getirirken, birbirinden kopuk eski sistemlere güvenmek artık bir seçenek olmaktan çıktı. Yapay zeka odaklı platformları kesintisiz çalışan eğitimiyle birleştiren kurumlar, siber güvenliği kritik bir zafiyet olmaktan çıkarıp rekabetçi bir avantaja dönüştürebiliyorlar.