
Işıl, söz konusu kararın genel nitelikte bir açığa satış yasağı olduğunu ve SPK tarafından alınan bir tedbir olarak Borsa İstanbul pay piyasalarında uygulanacağını belirtti. Karar kapsamında, 2 Mart 2026’dan 6 Mart 2026 seans sonuna kadar açığa satış işlemlerinin yasaklandığını hatırlatan Işıl, düzenlemenin jeopolitik risklerin arttığı ve piyasalarda volatilitenin yükseldiği bir dönemde devreye alındığına dikkat çekti.
Doç. Dr. Işıl’a göre bu adım, piyasalarda satış baskısını artırabilecek mekanizmaları geçici olarak yavaşlatmayı hedefliyor. Açığa satış işlemlerinin yüksek oynaklık dönemlerinde negatif geri besleme etkisi yaratabildiğini belirten Işıl, “Fiyat düşerken teminat baskısı artabilir, zorunlu satışlar devreye girebilir ve bu da düşüşü hızlandırabilir. SPK’nın amacı fiyat hareketlerini ortadan kaldırmak değil, paniğe dönüşebilecek mikro yapı dinamiklerini kısa süreliğine frenlemek.” dedi.
Kararın yalnızca klasik açığa satış işlemlerini değil, gün içinde sahip olunmadan satılıp aynı gün kapatılan ve açığa satışa benzeyen işlemleri de kapsadığına işaret eden Işıl, bu tür işlemlerin takibinin yatırım kuruluşlarının sorumluluğunda olduğunun vurgulandığını ifade etti.
Kredili işlemlerde esneklik vurgusu
Işıl, aynı düzenleme paketi içinde kredili işlemlerde özkaynak oranına ilişkin esneklik sağlandığını da belirtti. Bu adımın sert düşüş anlarında teminat kaynaklı zorunlu satışları azaltmaya yönelik bir tampon işlevi görebileceğini kaydeden Işıl, böylece piyasadaki zincirleme satış riskinin sınırlandırılmasının amaçlandığını dile getirdi.
World Media Group (WMG) Haber Servisi
Ekonomi
Ekonomi
Ekonomi