
Özelmacıklı, Türkiye’de tapu işlemlerinin Avrupa ülkelerindeki uygulamalardan farklı olarak doğrudan kamu otoritesi tarafından yürütüldüğünü belirterek, “Ülkemizde taşınmaz mülkiyet devri işlemleri Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda, merkezi ve güvenli bir sistem üzerinden gerçekleştirilmektedir. Avrupa’da ise süreçler çoğunlukla noterler veya avukatlar üzerinden ilerlemektedir. Bu durum, o ülkelerdeki sistemin parçalı yapısından kaynaklanmaktadır. Türkiye’de ise tapu müdürlükleri işlemin hem hukuki hem de teknik sorumluluğunu zaten üstlenmektedir” dedi.
İşlemler Uzar, Maliyetler Artar
Tapu işlemlerine zorunlu olarak yeni bir aktör eklenmesinin süreci yavaşlatabileceğini belirten Özelmacıklı, “Bugün Türkiye’de tapu işlemleri çoğu zaman birkaç gün içerisinde tamamlanabilmektedir. Avukat zorunluluğu ile birlikte ilave kontrol süreçleri, ek belge talepleri ve yeni prosedürler devreye girecek; bu da işlem sürelerinin uzamasına neden olacaktır. Ayrıca vatandaş açısından ciddi bir ek maliyet yükü oluşacaktır. Halihazırda %4 oranında tapu harcı ödenen bir sistemde, avukatlık hizmetinin zorunlu hale getirilmesi gayrimenkule erişimi daha da zorlaştıracaktır” ifadelerini kullandı.
Özelmacıklı ayrıca, “Yasama süreçlerinde hukuk camiasının görüşlerinin ağırlık kazandığı görülmekle birlikte, sektörün tüm paydaşlarının dengeli şekilde sürece dahil edilmesi büyük önem taşımaktadır. Böyle bir uygulama hayata geçirilecekse, zorunlu değil ihtiyari olmalı; kapsamı da yalnızca yüksek tutarlı işlemlerle, örneğin 300 milyon TL ve üzeri satışlarla sınırlandırılmalıdır” dedi.
Kolaylık Yerine Zorluk Getirir
Düzenlemenin pratikte süreci kolaylaştırmak yerine daha karmaşık hale getirebileceğine dikkat çeken Özelmacıklı, “Benzer uygulamaları geçmişte de gördük. Tapu işlemlerinin noterler aracılığıyla yapılabilmesine yönelik düzenlemeler uzun uğraşlar sonrasında hayata geçirilmiş, sistem kurulmuştur. Ancak uygulamada noterler bu işlemlerde sorumluluk almaktan kaçındığı için beklenen etkinlik sağlanamamıştır. Bu örnek, yeni düzenlemelerin sahadaki gerçeklikler dikkate alınarak yapılmasının ne kadar önemli olduğunu açıkça göstermektedir” dedi.
Yetki Belgeli Emlak İşletmeleri Bu Sorumluluğa Hazır
Türkiye genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 88 bin yetki belgeli emlak işletmesine dikkat çeken Özelmacıklı, “Gayrimenkul işlemlerinde güvenliğin artırılması hedefleniyorsa, zaten kayıtlı, denetime tabi ve sektörün içinde aktif olarak yer alan yetki belgeli emlak işletmeleri süreçlerde daha etkin şekilde değerlendirilebilir. Gerekirse resmi senet süreçlerinde daha aktif rol alabilecek bir yapı da oluşturulabilir. Sektörümüz bu sorumluluğu almaya hazırdır” şeklinde konuştu.
Mevcut Sistem Güçlü, Doğru Olan Geliştirmek
Türkiye’de tapu sisteminin hızlı, güvenli ve yüksek memnuniyet oranına sahip olduğunu vurgulayan Özelmacıklı, “Son yıllarda Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen dijital dönüşüm uygulamaları ile tapu işlemlerinde güvenlik önemli ölçüde artırılmıştır. Web Tapu sistemi sayesinde işlemler elektronik ortamda başlatılabilmekte, iki aşamalı kimlik doğrulama ile güvenli giriş sağlanmakta, işlem sırasında tarafların kimlik tespiti biyometrik yöntemlerle yapılabilmekte ve vekâletnameler ile şirket yetkileri sistem üzerinden anlık olarak kontrol edilebilmektedir. Bu gelişmiş dijital altyapı, tapu işlemlerinin hem hızlı hem de güvenli bir şekilde yürütülmesini mümkün kılmaktadır.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün yaptığı araştırmalarda vatandaş memnuniyetinin %96 seviyelerinde olduğu görülmektedir. Bu kadar etkin çalışan bir sistemde, yeni zorunluluklar getirmek yerine mevcut yapıyı daha da güçlendirecek çözümlere odaklanmak çok daha doğru olacaktır” dedi.
World Media Group (WMG) Haber Servisi
Emlak Mimari İnşaat
Emlak Mimari İnşaat
Emlak Mimari İnşaat