Yapay zekâ ana akıma dönüşüyor
Türkiye'de kullanıcılar ortalama 5 farklı yapay zekâ uygulaması kullanıyor, ancak her şeyi yapan tek bir çözüm istiyor.
Yandex Türkiye ve Veri Enstitüsü araştırmasına göre yapay zekâ Türkiye'de hızla yaygınlaşıp günlük hayatın vazgeçilmez parçası haline geldi. Kullanım arttıkça, kullanıcılar daha entegre ve özellikle Türkçe ile yerel kültüre uyumlu çözümlere yöneliyor. Bu da Yandex AI gibi yerel dinamiklere uygun geliştirilen uygulamaların yükselişini destekliyor. Pek çok kişi için yapay zekâ halihazırda değer yaratıyor; katılımcıların %79'u, teknolojinin günlük işleri basitleştirmeye yardımcı olduğunu belirtiyor.
Veri Enstitüsü ve Yandex Türkiye tarafından yürütülen araştırmaya göre, yapay zekâ Türkiye'de ana akım haline geldi. 1.500 katılımcıyla yürütülen anketin sonuçları, yapay zekânın iş, eğitim ve gündelik görevler başta olmak üzere hayatın pek çok alanına entegre olduğunu ve kullanıcıların bu teknolojiden düzenli olarak yararlandığını ortaya koyuyor. Bir dönem sınırlı bir kesimin ilgisini çeken bu teknoloji, bugün geniş kitlelerin rutin olarak kullandığı bir araç haline gelmiş durumda.
Aynı zamanda, yapay zekâ kullanımı yaygınlaştıkça kullanıcı beklentileri de değişiyor. Yerel şartların kritik önemine dikkat çeken kullanıcılar; Türkçe dilini, Türk kültürünü ve gündelik hayatın gerçeklerini daha doğru yansıtan yapay zekâ çözümlerine belirgin bir şekilde yöneliyor. Bu durum, daha ilgili ve yerel ihtiyaçlara uyumlu çözümlere yönelik talebin giderek güçlendiğine işaret ediyor. Yandex AI'ın hızlı yükselişi, artık Türkiye'de en çok bilinen üç yapay zekâ uygulamasından biri olması ve kullanıcıların %58'i tarafından tanınması, kullanıcıların yerel dinamiklere uyum sağlayan çözümlere yöneldiğini gösteriyor.
Yapay zekâ ana akıma dönüşüyor
Türkiye'de yapay zekâ kullanımı, başlangıç aşamasını geride bırakarak geniş kitlelere yayılmış durumda. Araştırmaya göre, yetişkinlerin %61'i son altı ayda en az bir yapay zekâ aracı ya da hizmetinden yararlandığını belirtirken, %81'i yapay zekâyı bir yıl öncesine kıyasla daha sık kullandığını ifade ediyor.
Yapay zekâ kullanımı giderek alışkanlığa da dönüşüyor: Kullanıcıların %40'ı haftada birkaç kez, %27'si ise her gün yapay zekadan yararlanıyor. Mobil cihazlar bu teknolojiye başlıca erişim noktası haline gelmiş durumda; kullanıcıların %67'si yapay zekâya uygulamalar üzerinden ulaşıyor. Çoğu kullanıcı için yapay zekâ hâlihazırda değer yaratıyor, katılımcıların %79'u bu teknolojinin günlük işleri kolaylaştırdığını belirtiyor.
Yapay zekâ günlük yaşamın her alanında
Yapay zekâ araçları, günlük yaşamın farklı alanlarına giderek daha fazla entegre oluyor. En yaygın kullanım alanları arasında iş veya okul desteği (%56), yeni beceriler öğrenme (%54) ve bilgi ile haberlere erişim (%50) öne çıkıyor. Bunun yanı sıra yazma ve düzenleme (%36), planlama (%30) ile finans ve bütçe yönetimi (%22) gibi alanlarda da kullanım giderek artıyor.
Buna ek olarak kullanıcıların %36'sı özellikle giyim, elektronik ve kozmetik gibi kategorilerde alışveriş süreçlerinde yapay zekâdan yararlanıyor. Aynı zamanda kullanıcıların %59'u fiyatların daha uygun olması, %43'ü tekliflerin daha kişiselleştirilmesi ve %34'ü daha geniş ürün ve hizmet seçeneklerine erişmeleri durumunda yapay zekâ üzerinden daha fazla alışveriş yapabileceklerini belirtiyor.
Bu bulgular, şirketler için önemli fırsatlar sunuyor: Yapay zekâ keşif ve karar alma süreçlerinde giderek daha etkili bir rol üstlenirken, bu kanallarda daha geniş ürün yelpazesi ve daha cazip teklifler ile yer almak, talebi karşılamak için kritik önem taşıyacak.
Parçalı kullanıcı deneyimi
Artan kullanıma rağmen kullanıcı deneyimi hâlâ parçalı bir yapıda. Kullanıcılar, günlük görevlerini tamamlamak için ortalama 5 farklı uygulamaya başvururken, bu sayı teknoloji sektöründe çalışanlar arasında 8'e kadar çıkıyor.
Bu dağınık yapı, günlük kullanımda zorluklara yol açıyor. Kullanıcıların yaklaşık %50'si arama, gezinme, içerik ve yapay zekâyı tek bir arayüzde birleştiren “hepsi bir arada” çözümlere sıcak baktıklarını belirtiyor. Aynı zamanda kullanıcılar, sistem seviyesinde farklı yapay zekâ seçenekleri arasında tercih yapmaya açık olduklarını da söylüyor. Katılımcıların %67'si, telefon kurulumu sırasında istedikleri yapay zekâ uygulamasını varsayılan olarak seçebilmek istiyor. Bu durum, kullanıcıların cihazlarında varsayılan yapay zekâ hizmetini seçme konusunda daha fazla seçeneğe ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor.
Entegre ve yerel çözümlere yönelik talep
Araştırma, daha entegre ve yerel şartlara uygun yapay zekâ çözümlerine güçlü bir talep olduğunu gösteriyor. Kullanıcıların büyük bölümü (%89), mevcut yapay zekâ yanıtlarının yeterince yerel bağlam içermediğini belirtirken, %61'i Türk kültürüne uyumlu şekilde eğitilmiş sistemleri tercih edeceklerini ifade ediyor.
Türkçeye ve Türk kültürüne uygun şekilde geliştirilen ve bu yılın başlarında Türkiye'de kullanıma sunulan Yandex AI, yalnızca iki ay içinde %58 bilinirlik ve %16 kullanım oranına ulaştı. Özellikle KOBİ sahipleri ve öğretmenler arasında uygulamanın kullanımı oldukça yüksek; her iki grupta da %30'un üzerine çıkıyor.
Bulgulara dair değerlendirmeler
Araştırma hakkında açıklama yapan Yandex Arama Uluslararası CEO'su ve Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy, “Türkiye'de yapay zekâ artık bir yenilik olmaktan çıkıp günlük bir gereklilik haline geldi. Ancak kullanıcılar sadece Türkçeyi akıcı şekilde konuşabilen bir sistemden daha fazlasını bekliyor; kültürlerini anlayan ve günlük yaşamdaki ihtiyaçlarına cevap veren sistemler istiyorlar. Yandex AI'yı, yerel bağlamı göz önünde bulundurarak bir süper uygulama olacak şekilde geliştirdik; arama, gezinme ve yapay zekayı tek bir deneyimde bir araya getirdik. Böylece birden fazla uygulama arasında geçiş yapma ihtiyacını azaltmayı amaçladık. İlk geri dönüşler, pazardaki gerçek bir boşluğa yanıt verdiğimizi gösteriyor.” dedi.

Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır ise araştırma hakkında şunları söyledi: “Yerel bağlam, yapay zekâ kullanımında belirleyici bir faktör haline geliyor. Kullanıcılar günlük yaşamlarında yapay zekâya giderek daha fazla güvense de çoğu dil desteği ve kültürü gerçekten anlama konusunda eksiklikler olduğunu düşünüyor. Aynı zamanda, birden fazla uygulama arasında geçiş yapma ihtiyacı verimliliği düşürüyor. Bu durum, daha basit ve daha entegre çözümlere yönelik net bir talep yaratıyor. İşlevselliği güçlü bir yerel bağlamla birleştiren yaklaşımlar, Türkiye'de yapay zekânın geleceğini şekillendirecek gibi görünüyor.”