Yapay Zekânın Toplumsal Maliyetleri

Türk Felsefeci Ece Tekbulut, Capitol Hill'de Yapay Zekânın Toplumsal Maliyetlerini Tartıştı.

19:08:23 | 2026-05-26

 

 

 

Washington'da, ABD hükümetinin kalbi sayılan Capitol Hill'de düzenlenen “Expanding the AI Narrative: AI Ethics, Safety, Economic and Cultural Impact” panelinde konuşan Türk yapay zekâ etikçisi ve felsefeci Ece Tekbulut, yapay zekâ tartışmalarına farklı bir perspektif taşıdı. Game Change Project tarafından organize edilen etkinlikte Tekbulut, yalnızca teknolojiyi değil, toplumun geleceğini şekillendirecek siyasi ve kültürel kırılmaları da gündeme taşıdı.

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri, politika uzmanları, sivil toplum temsilcileri ve dini liderlerin katıldığı panelde Tekbulut'un konuşması özellikle üç başlık etrafında yoğunlaştı: toplumun yapay zekâya duyduğu güven, beyaz yakalı çalışanları bekleyen dönüşüm ve sağ siyasetin teknoloji karşısındaki ikilemi.

Tekbulut'un Capitol Hill'de en çok dikkat çeken mesajlarından biri, yapay zekâ konusunda olumlu bir gelecek vizyonu oluşturmanın ABD için yalnızca bir teknoloji politikası değil, aynı zamanda bir “devlet güveni” ve “jeopolitik rekabet” meselesi olduğuydu. Stanford University bünyesinde hazırlanan 2026 AI Index araştırmasına atıfta bulunan Tekbulut, 35 ülke arasında Amerikalıların hükümetlerinin yapay zekâyı toplum yararına düzenleyeceğine en az güvenen toplum olduğunu vurguladı. Ona göre bu durum yalnızca iç politik bir kriz değil; aynı zamanda ABD'nin küresel rekabet gücünü de zayıflatıyor.

Konuşmasında Çin ile ABD arasındaki yaklaşım farkına da değinen Tekbulut, Çin'de yapay zekânın günlük yaşamı iyileştiren bir araç olarak anlatıldığını; eğitim ve sağlık gibi kamu hizmetlerindeki kullanımının öne çıkarıldığını söyledi. ABD'de ise baskın anlatının “otomasyon” ve “süper zekâ” etrafında şekillendiğini belirten Tekbulut, “İnsanlar kendi hayatlarının nasıl daha iyi olacağını göremiyor” diyerek, Amerika'nın teknoloji liderliğinin toplumsal destek olmadan sürdürülemeyeceğini ifade etti.

Panelde en fazla yankı uyandıran bölümlerden biri ise beyaz yakalı çalışanlara dair uyarıları oldu. MIT'de işletme profesörü olan Danielle Li'nin araştırmalarına değinen Tekbulut, şirketlerin yapay zekâ sistemlerini en başarılı çalışanlarının bilgi birikimiyle eğittiğini söyledi. Bu durumun, yapay zekâ desteği alan daha alt düzey çalışanların verimliliğini artırırken, üst düzey çalışanların rekabet avantajını azalttığını belirtti.

“Eskiden küreselleşme fabrikaları başka ülkelere taşıdı. Şimdi ise beyaz yakalı çalışanların uzmanlığı şirket içinde dijital olarak kopyalanıyor ve yayılıyor” diyen Tekbulut, bu süreci “binanın içindeki outsourcing” olarak tanımladı.

Panelde bulunan bazı Cumhuriyetçi Partili siyasetçilerin, yapay zekânın etkilerinden endişe duyduklarını ancak devlet müdahalesi ve regülasyona sıcak bakmadıklarını söylemesi üzerine Tekbulut, bu durumu “muhafazakâr paradoks” olarak tanımladı. Tarihten dikkat çekici bir örnek veren Tekbulut, modern sosyal güvenlik sisteminin ilk örneklerinden birinin sosyalistler tarafından değil, muhafazakâr Almanya Şansölyesi Otto von Bismarck tarafından kurulduğunu hatırlattı.Cünkü büyük ölçekli dönüşümler yönetilmediğinde toplumsal istikrarsızlık yaratıyor ve devletleri sosyal güvenlik mekanizmaları oluşturmaya zorluyordu.

Capitol Hill'de gerçekleştirilen etkinlik, bir Türk kadınının küresel yapay zekâ tartışmalarında söz sahibi olması açısından da dikkat çekti. Tekbulut'un konuşması, yapay zekâ çağında teknolojik ilerlemenin yalnızca bir mühendislik meselesi değil; aynı zamanda güven, temsil, emek ve sosyal adalet meselesi olduğunu yeniden gündeme taşıdı.

 

 

 

World Media Group (WMG) Haber Servisi




ETİKET :   yz-capitol-hill

Tümü
G-E326TP51F5