Yönetilen Güvenlik Hizmetlerinde kârlılığı belirleyen unsur: Otomasyon
Yönetilen Güvenlik Hizmeti Sağlayıcıları (MSSP) ve Telekomünikasyon (Telko) sektöründe artan müşteri sayısı, farklı marka firewall altyapıları ve yüksek SLA beklentileri operasyonel yükü büyütüyor. Opinnate Kurucu Ortağı ve CEO'su Serkan Özden, otomasyonun hem hizmet kalitesi hem de kârlılık üzerindeki etkisine dikkat çekiyor.
Yönetilen güvenlik hizmetlerinin uzun yıllardır büyüyen bir pazar olduğunu vurgulayan Opinnate Kurucu Ortağı ve CEO'su Serkan Özden, “Yönetilen güvenlik hizmetleri sürekli büyüyen bir pazar olarak karşımıza çıkıyor. Bunun ana nedeni, dikey uzmanlığı ve yüksek yatırımı daha düşük maliyetlerle servis olarak sunan firmalardan elde edebilme avantajı. Bu sayede maliyetleri düşürerek rekabette öne geçebiliyorsunuz. Ayrıca, hizmet modelindeki yetkinlik setinin birden fazla firmaya sunulması, iç kaynaklara göre daha fazla deneyim ve kapasite sağlıyor. Türkiye'de ise birçok firma uzun yıllardır bu işi yapmasına rağmen genellikle yerel ölçekte kalıyor” diyor.
Serkan Özden, yerelde kalmanın sebeplerine de değiniyor: “Sirkülasyonun yüksek olması, maaşların pazar ortalamasının altında kalması ve iş yoğunluğu, hizmet kalitesine doğrudan etki ediyor. Rekabet nedeniyle bazı hizmetlerin ücretsiz veya düşük maliyetlerle sunulması, başlangıçta iyi görünen hizmet kalitesinin zamanla düşmesine ve müşterinin algısının olumsuz etkilenmesine yol açabiliyor.”
Yönetilen güvenlik hizmetlerinde en temel servislerin başında firewall yönetimi geliyor. Özden, farklı marka cihazların bu süreçteki zorluklarını şöyle özetliyor: “Farklı müşterilerde farklı marka güvenlik cihazları bulunabiliyor. Bazı durumlarda satış baskısı nedeniyle bu çeşitlilik göz ardı ediliyor. Belirli bir marka ekosistemiyle sınırlı kalınmaması ve içeride tüm marka cihazlarda yetkinlik oluşturulması, hizmet kalitesini doğrudan etkiliyor.”
Multi-Tenancy ve Merkezi Yönetim
Opinnate, farklı müşterilerin firewall kurallarını birbirine karıştırmadan tek bir ekrandan yönetme imkanı sunuyor. Özden'e göre: “Multi-tenancy yapısı, ekiplerin her müşterinin ağ politikalarını güvenli ve doğru şekilde yönetmesini sağlıyor. Bu görünürlük, hatasız ve hızlı müdahaleye olanak tanıyor ve operasyonel darboğazları ortadan kaldırıyor.”
Reaktif ve Proaktif İş Yükü
Firewall yönetiminde iki farklı iş yükü bulunuyor: reaktif ve proaktif. Özden, farkı şöyle açıklıyor: “Reaktif işler, müşteri talebi üzerine yapılan müdahalelerden oluşuyor ve çoğu zaman yeterli görünebilir. Proaktif işler ise sistemin sürekli izlenmesi, yedeklerin alınması, düzenli güncellemeler ve kural analizlerini içeriyor. İşte kalite farkı burada ortaya çıkıyor.”
Kural Sıkılaştırması ve Katma Değerli Servis
Firewall kural analizi ve sıkılaştırmanın, sözleşmesel olarak hayati öneme sahip bir hizmet olduğunu söyleyen Özden, “Ancak ek maliyet ve efor gerektirdiği için çoğu zaman olması gereken seviyede sunulmaz. Opinnate, bu süreci otomasyonla destekleyerek MSSP'ler için kural sıkılaştırmasını katma değerli bir servis haline getiriyor” diyor.
Telko ve Büyük Ölçekli Ağlarda Standart Dil
Özden, büyük ölçekli Telko ağlarındaki zorlukları da şöyle özetliyor: “Binlerce firewall kuralının etkilerini manuel analiz etmek neredeyse imkansızdır. Opinnate, farklı marka firewall cihazlarını tek bir standart dil üzerinden yöneterek operatörlere esneklik sağlıyor. Yeni bir müşteri sisteme dahil olduğunda süreç dakikalar içinde tamamlanabiliyor, manuel işlemlerle günler sürebilecek işler artık hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştiriliyor.”
Otomasyonla Verimlilik ve Kârlılık
Kalite ve maliyet dengesine ilişkin değerlendirmesinde Özden şunları söylüyor: “Kalitenin maliyete etkisi mutlaka olur ancak bu etkiyi düşük tutmanın yolu otomasyondur. Eğer rutin işleri manuel yürütüyorsanız, her yeni müşteri ilave insan kaynağı gerektirir. Bu, ekipte sirkülasyona, proaktiflik eksikliğine ve iş kalitesinin düşmesine yol açar. Otomasyon sayesinde mevcut kaynaklarla daha fazla müşteriyi yönetebilir, kârlılığı artırabilir ve proaktifliği yükseltebilirsiniz.”
Opinnate'in çözümlerinden bahseden Özden, “Marka bağımsız firewall yönetim platformumuz sayesinde ekipler, tek bir sistem üzerinden birçok marka firewall'u yönetebiliyor. Sistem, günlük kural analizi yaparak zafiyetleri tespit ediyor ve otomasyon akışlarıyla ortadan kaldırıyor. 30'un üzerindeki otomasyon akışıyla kural değişiklikleri, yardım masası entegrasyonu ve onay süreçleri dahil yürütülüyor. Bu sayede manuel iş yürütmeye kıyasla yüzde 80'e varan işgücü tasarrufu sağlanabiliyor” diyor.