Yükselen sıcaklıklar sanayi tesislerinde yangın riskini artırıyor

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları, yoğun çalışan elektrik sistemleri, üretim sırasında ortaya çıkan yüksek ısı, yetersiz bakım uygulamaları ve yanıcı malzemelerin depolandığı alanlar, özellikle sanayi kuruluşlarında yangın riskini artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

 

 

 

Üretimin kesintisiz devam ettiği fabrikalarda, ekipmanların uzun süre yüksek performansla çalışması da ek bir risk oluşturuyor. Elektrik panoları, motorlar, kablolama sistemleri, üretim hatları ve depolama alanları, sıcaklıkların yükseldiği dönemlerde daha dikkatli yönetilmesi gereken kritik noktalar olarak öne çıkıyor.

İstanbul İtfaiyesi'nin 2025 yılı faaliyet verileri de yangın riskinin boyutunu gözler önüne seriyor. Geçtiğimiz yıl kent genelinde yapısal yangınlar içinde fabrika yangınları 323'e, diğer bina yangınları ise 3 bin 677'ye ulaştı. Sanayi tesislerinde meydana gelen bu yangınlar ise  yalnızca bina ve ekipman kaybına neden olmakla kalmıyor; üretimin durması, teslimat süreçlerinin aksaması, tedarik zincirinde yaşanan kesintiler ve iş gücü kayıpları gibi önemli ekonomik sonuçları da beraberinde getiriyor. Özellikle üretim süreçlerinin yüksek kapasiteyle yürütüldüğü tesislerde birkaç saatlik duruşlar dahi ciddi maliyetlere neden olabilirken, büyük ölçekli yangınlar işletmelerin faaliyetlerini uzun süre etkileyebiliyor. Tüm bunların ötesinde bu yangınlar hayati risk oluşturabiliyor ve maalesef can kayıplarına da yol açabiliyor.

Önleyici tedbirler kritik önem taşıyor
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Masdaf CEO'su Erhan Özdemir, şunları söyledi: “Yaz aylarında yükselen sıcaklıklarla birlikte sanayi tesislerinde yangın riski de artıyor. Özellikle yoğun enerji tüketen üretim hatları, elektrik sistemleri ve sürekli çalışan ekipmanlar, düzenli kontrol edilmediğinde önemli riskler oluşturabiliyor. Bu nedenle işletmelerin yangın öncesindeki hazırlık süreçlerine odaklanması gerekiyor. Yangın güvenliği, işletmenin sürekliliğini koruyan stratejik bir unsur olarak ele alınmalı. Düzenli bakım uygulamaları, doğru projelendirilmiş sistemler ve güvenilir yangın güvenliği ekipmanları, olası risklerin azaltılmasında kritik rol oynuyor.”
 
Özdemir ayrıca, yangın pompalarının ve söndürme sistemlerinin düzenli olarak test edilmesinin, ihtiyaç duyulduğu anda sistemlerin eksiksiz çalışabilmesi açısından büyük önem taşıdığını belirterek; “Özellikle yangın pompaları, yangın anında söndürme sistemlerine gerekli suyu doğru basınç ve debiyle sağlayarak müdahalenin etkinliğini belirleyen en önemli bileşenlerden biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle yangın pompalarının standartlara uygun şekilde projelendirilmesi, UL/FM gibi uluslararası sertifikalara sahip olması ve periyodik testlerle performanslarının doğrulanması gerekiyor. Söz konusu sertifikalar, sistemlerin yangın güvenliği alanında dünyanın en zorlu performans ve dayanıklılık testlerinden geçtiğini gösterirken, acil durumlarda güvenilir şekilde çalışabileceğini de belgeliyor. Yangın güvenliği altyapısında yapılan yatırımların ancak düzenli bakım ve kontrol süreçleriyle değer yaratabilir. Özellikle yaz aylarında artan riskler karşısında işletmelerin yangın pompaları, sprinkler sistemleri, vana grupları ve kontrol ekipmanlarını düzenli olarak gözden geçirmeleri gerekiyor” dedi.