Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AIFD) Yönetim Kurulu Başkanı Cem Öztürk: “Başka yolla erişilemeyen her iki yenilikçi tedaviden biri, ülkemizde hastalara klinik araştırmalar yoluyla ulaşıyor”
Avrupa Alerji ve Klinik İmmünoloji Akademisi (EAACI) 2026 Yıllık Kongresi, 12-15 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleşiyor. Kongre kapsamında 12 Haziran Cuma günü düzenlenen “İlaç Geliştirme Sürecinden Hastaya: Çığır Açan Tedavilere Erişimin Hızlandırılması” başlıklı panelde; yenilikçi tedavilerin geliştirilme süreçlerinde hasta temsilcileriyle yürütülen iş birlikleri, klinik araştırmaların yenilikçi tedavilere erişimdeki rolü ve hasta erişimini artırmaya yönelik savunuculuk stratejileri ele alındı.
EAACI Hasta Organizasyonları Komitesi Başkanı Özlem Ceylan'ın moderasyonunu üstlendiği panelde; AIFD Yönetim Kurulu Başkanı Cem Öztürk'ün yanı sıra EAACI Başkanı Maria Torres, Avrupa Alerji ve Solunum Yolu Hastalıkları Hasta Dernekleri Federasyonu'ndan Károly Illy ve The Natasha Alerji Araştırma Vakfı Kurucusu Nadim Ednan-Laperouse konuşmacı olarak yer aldı.
Cem Öztürk: “Klinik araştırmalar, hastaların yenilikçi tedavilere daha erken erişmesine olanak tanıyor”
Panelde “Yeniliğe Erişimde Klinik Araştırmaların Rolü” başlıklı bir sunum gerçekleştiren AIFD Yönetim Kurulu Başkanı Cem Öztürk, sağlıkta en önemli ilerlemelerin yenilikçi ilaçlar sayesinde mümkün olduğunu, ancak bu tedavileri geliştirmenin uzun, maliyetli ve yüksek riskli bir süreç olduğunu vurguladı. Yeni bir ilacı hastalarla buluşturmanın yaklaşık 10-15 yıl sürdüğünü ve ortalama 2,6 milyar ABD doları yatırım gerektirdiğini belirten Öztürk, ilaç endüstrisinin dünyanın Ar-Ge yoğunluğu en yüksek sektörlerinden biri olduğunu, gelirlerin yaklaşık yüzde 12,4'ünün Ar-Ge'ye yeniden yatırıldığını ve bu yatırımın yaklaşık yüzde 60'ının klinik araştırmalara ayrıldığını ifade ederek, “Klinik araştırmalar yalnızca geleceğin yenilikçi tedavilerinin geliştirilmesini sağlamakla kalmıyor; hastaların bu tedavilere bugünden, daha erken erişebilmesine de olanak tanıyor” dedi.
AIFD üyelerinden 3 yılda 1,18 milyar dolarlık klinik araştırma yatırımı
Türkiye'de endüstri sponsorlu klinik araştırmaların büyük bölümünün AIFD üyesi firmalar tarafından yürütüldüğünü belirten Öztürk, üye firmaların son üç yılda klinik araştırmalara toplam 1,18 milyar ABD doları yatırım yaptığını, 2024 yılında bu yatırımların bir önceki yıla göre yüzde 22 artarak yaklaşık 520 milyon ABD dolarına ulaştığını ve son üç yılda yaklaşık 10 bin hastanın klinik araştırmalara katılarak yenilikçi tedavi seçeneklerine erişim sağladığını aktardı. Aktif klinik araştırmaların en yoğun olduğu bölgelerin ABD, Avrupa ve Çin liderliğindeki Asya olduğuna işaret eden Öztürk, Türkiye'nin aktif klinik araştırma sayısında 2019'da 26'ncı sırada yer alırken 2024'te 20'nci sıraya yükseldiğini, ancak ülkemizin potansiyelinin çok daha büyük olduğunu vurguladı.
İnovasyon çok paydaşla mümkün
Sağlıkta inovasyonun artık tek bir paydaş tarafından gerçekleştirilemeyeceğini vurgulayan Öztürk, “Başka yolla erişilemeyen her iki yenilikçi tedaviden biri, ülkemizde hastalara klinik araştırmalar yoluyla ulaşıyor. Klinik araştırmalar yalnızca bilimsel ilerlemenin itici gücü değil, aynı zamanda hastaların yenilikçi tedavilere erişiminin en önemli yollarından biri. Hastalar, araştırmacılar, sağlık profesyonelleri, akademi, kamu otoriteleri ve araştırmacı ilaç endüstrisi ortak bir hedef doğrultusunda birlikte çalışmayı sürdürmeli. Çünkü inovasyonun gerçek değeri yalnızca yeni tedaviler geliştirmekte değil, bu tedavilerin ihtiyaç duyan hastalara zamanında ulaşmasını sağlamakta yatıyor. Araştırmacı ilaç endüstrisi olarak hedefimiz; mümkün olan en fazla klinik araştırmayı hastalarla buluşturmak, bilimsel ilerlemeye katkı sağlamak ve yenilikçi tedavilere daha erken erişimi desteklemek. Daha sağlıklı bir gelecek için, tüm paydaşların iş birliğine dayanan güçlü bir inovasyon ekosistemini güçlendirmeye devam etmeliyiz” dedi.