"40 milyonluk Türk nüfusu İran'ın teminatı"

Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Gıyas Azeritürk, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik stratejilerinin toplumsal direnç duvarına çarptığını belirterek, "Bombalar İran’ı değil, emperyalizmin hesaplarını sarstı." dedi.

14:22:02 | 2026-03-07

Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Gıyas Azeritürk, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik stratejilerinin toplumsal direnç duvarına çarptığını belirterek, "Bombalar İran’ı değil, emperyalizmin hesaplarını sarstı." dedi.

Araştırmacı-yazar ve siyaset bilimci Mehmet Gıyas Azeritürk, İran coğrafyasında yaşanan son gelişmelere ilişkin yazılı bir analiz yayımladı. Azeritürk, dış güçlerin İran’da bir rejim değişikliği ve iç kaos planladığını ancak sahadaki toplumsal kenetlenmenin bu hesapları boşa çıkardığını savundu.

"Stratejik yanılgı toplumsal dirençte yaşandı"

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında asıl hedefin askeri altyapıdan ziyade yönetim kadrolarını tasfiye etmek olduğunu kaydeden Azeritürk, planın "iç ayaklanma yoluyla rejimi devirmek" üzerine kurulu olduğunu ifade etti.

Süreci değerlendiren Azeritürk, "Washington ve Tel Aviv’in en büyük yanılgısı, İran’ın füze gücünü değil, toplumsal direncini küçümsemek oldu. Atılan onca bombaya rağmen İran’dan bir kaçış dalgası yaşanmadı. Aksine, yurt dışında yaşayan İranlıların ülkelerine dönmek üzere sınır kapılarına yönelmesi, stratejik hesapların sahada işlemediğini gösterdi." değerlendirmesinde bulundu.

"40 milyonluk Türk nüfusu birliğin teminatı"

İran’daki 40 milyonu aşan Türk nüfusuna dikkati çeken Azeritürk, bu kitlenin bir kırılma noktası olarak görülmesine rağmen, aksine birleştirici bir rol üstlendiğini vurguladı. Tebriz sokaklarındaki ve stadyumlardaki toplumsal atmosfere işaret eden Azeritürk, şu ifadeleri kullandı:

"İran’da milyonların stadyumlarda 'Ne mutlu Türküm diyene' sloganı attığı bir ortamda, İran’ın Türkiye ya da Azerbaycan’a saldırması akılcı bir senaryo değildir. İran devleti kendi içindeki Türk toplumunu yakından tanır. Bu nedenle, Türkiye veya Azerbaycan’ı hedef alan provokatif eylemlerin arkasındaki yabancı el ve İsrail’in siber/istihbarat kapasitesi dikkatle sorgulanmalıdır."

"Savaş artık zihinlerde veriliyor"

Bölgesel dengeleri koruyan en önemli iki aktörün Türkiye ve Azerbaycan olduğunu belirten Azeritürk, "devlet aklı"nın provokasyonlara kapılmayarak savaşın genişlemesini engellediğini bildirdi.

Modern savaşların en güçlü silahının "algı operasyonları" olduğunu hatırlatan Azeritürk, analizini şu uyarıyla noktaladı.

"Bugün savaşın en kritik cephesi artık cephe hattı değil, zihinlerdir. Bölgeyi yeniden şekillendirmek isteyen güçler toplumların düşünce dünyasında bir savaş yürütüyor. En büyük mücadele, gerçeği koruma ve provokasyonları boşa çıkarma mücadelesidir."

World Media Group (WMG) Haber Servisi




ETİKET :   turk-azer-iran

Tümü
G-E326TP51F5